DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Üstel'den Gemi Faciası Soruşturmasında Sert Çıkış: Kimsenin Gözünün Yaşına Bakılmayacak

03 Eylül 2026 60 okunma
Başbakan Ünal Üstel, Girne açıklarındaki gemi faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada kusuru veya ihmali olan herkesin hukuk önünde hesap vereceğini belirtti. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Ercan Havalimanı'nda ortak basın toplantısı düzenleyen Üstel, arama kurtarma çalışmalarındaki son durumu da paylaştı.
Öne Çıkanlar
  • Başbakan Üstel, faciada kusuru olan herkesin hukuk önünde hesap vereceğini söyledi.
  • Gemideki 267 kişiden 239'u kurtarıldı, 9 kişi hayatını kaybetti, 19 kişiye ulaşılamadı.
  • Türkiye, hava, deniz ve kara unsurlarıyla arama kurtarma çalışmalarına güçlü destek verdi.
  • Kaptan ve şirket sorumlusu dahil gemi personelinin yargı süreci devam ediyor.

Başbakan Üstel, facianın ardından Türkiye'nin ilk andan itibaren KKTC'nin yanında yer aldığını vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın kazanın yaşandığı andan bu yana kendileriyle sürekli temas halinde olduğunu aktaran Üstel, Türkiye'nin hava, deniz ve kara unsurlarıyla arama kurtarma çalışmalarına güçlü destek verdiğini söyledi. Çalışmaların 7 gün 24 saat kesintisiz sürdüğünü kaydeden Üstel, görev alan tüm asker ve personele Kıbrıs Türk halkı adına teşekkür etti.

Facianın bilançosunu da açıklayan Üstel, gemide bulunan 267 kişiden 239'unun sağ salim kurtarıldığını, 9 kişinin hayatını kaybettiğini ve 19 kişiye henüz ulaşılamadığını bildirdi. İlk müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Üstel, "Bu ilk müdahale olmasaydı bugün çok daha fazla kayıptan söz ediyor olabilirdik." ifadesini kullandı.

Soruşturmanın çok yönlü sürdüğünü belirten Üstel, kaptan ve şirket sorumlusu dahil gemi personelinin yargı sürecinin devam ettiğini, şüphelilerin bugün yeniden hakim karşısına çıktığını aktardı. "Kim olursa olsun, hangi makamda ve hangi görevde bulunursa bulunsun, bu faciada bir kusuru, ihmali veya sorumluluğu varsa hukuk önünde hesabını verecek." diyen Üstel, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında gerekli görülmesi halinde başka idari tedbirler almaktan çekinmeyeceğini vurguladı.

Kriz dönemlerini siyasi fırsata çevirmeye çalışanlara da tepki gösteren Üstel, devlet otoritelerini zayıflatma ve Türkiye-KKTC ilişkilerini tartışmaya açma girişimlerine karşı net konuştu: "Herkes şunu çok iyi bilmeli; hiç kimse bunu başaramayacaktır." Hükümetin görevinin başında olduğunu belirten Üstel, önceliklerinin acılı ailelerin yanında olmak ve gerçeklerin ortaya çıkarılmasını sağlamak olduğunu sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Faciada hayatını kaybeden ve kayıp olan kişilerin kimlikleri veya uyrukları hakkında bilgi verildi mi?
Haberde, hayatını kaybeden 9 kişi ve ulaşılamayan 19 kişinin kimlik veya uyruk bilgilerine dair bir açıklama yer almıyor.
Geminin kaptanı ve şirket sorumlusunun şu anki hukuki durumu nedir?
Habere göre, kaptan ve şirket sorumlusu dahil gemi personelinin yargı süreci devam ediyor ve şüpheliler bugün yeniden hakim karşısına çıktı.
Arama kurtarma çalışmalarının hangi bölgelerde ve ne kadar süredir devam ettiği belirtildi mi?
Haberde, çalışmaların 7 gün 24 saat kesintisiz sürdüğü ve Türkiye'nin hava, deniz ve kara unsurlarıyla destek verdiği belirtiliyor; ancak spesifik bölge veya süre detayı verilmiyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör