DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Üstel'den Rum Yönetimi'ne Sert Tepki: "Kendilerine Hak Gördüklerini Kıbrıs Türk Halkına Çok Görüyorlar"

23 Ağustos 2026 50 okunma
Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Türkiye ile KKTC arasındaki doğal gaz boru hattı mutabakatını BM'ye şikayet etmesini, Kıbrıs Türk halkının kalkınmasına yönelik tahammülsüzlüğün yeni bir göstergesi olarak nitelendirdi.
Öne Çıkanlar
  • Başbakan Üstel, Rum Yönetimi'nin doğal gaz mutabakatını BM'ye taşımasına sert tepki gösterdi.
  • Üstel, Rum tarafının tek taraflı anlaşmalar yaparken KKTC'den onay almadığını vurguladı.
  • Rum Yönetimi'nin asıl rahatsızlığının Türkiye-KKTC bağlarının güçlenmesi olduğunu belirtti.
  • Üstel, KKTC'nin enerji geleceğiyle ilgili karar alma iradesine sahip olduğunu ifade etti.

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında imzalanan doğal gaz boru hattı mutabakatını Birleşmiş Milletler'e taşımasına sert sözlerle karşılık verdi. Yazılı açıklama yapan Üstel, bu adımın Kıbrıs Türk halkının geleceğine ve kalkınmasına gösterilen tahammülsüzlüğün yeni bir yansıması olduğunu belirtti.

Rum Yönetimi'nin yıllardır Kıbrıs Türk halkının iradesini görmezden gelerek enerji dahil adanın tamamını ilgilendiren konularda tek taraflı anlaşmalar imzaladığını hatırlatan Üstel, "KKTC ile Anavatan Türkiye arasında atılan bir adıma itiraz etmeleri büyük bir çelişkidir" ifadelerini kullandı.

Üstel, Rum tarafının Doğu Akdeniz'de tek yanlı enerji anlaşmaları yaparken ve Kıbrıs Türk halkının haklarını doğrudan etkileyen kararlar alırken kendilerinden onay istemediğini vurguladı. "Şimdi ise ülkemizin enerji geleceğini ve arz güvenliğini güçlendirecek doğal gaz projesi için kendilerinden izin almamız gerektiğini ileri sürüyorlar. Böyle bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir" diyen Başbakan, KKTC'nin kendi geleceği ve enerji güvenliğiyle ilgili kararları alma iradesine sahip olduğunun altını çizdi.

Rum Yönetimi'nin BM'ye gönderdiği mektupta doğal gaz boru hattının Türkiye ile KKTC arasında kalıcı ve stratejik bir bağlantı oluşturacağını kendilerinin dile getirdiğine dikkat çeken Üstel, asıl rahatsızlığın da bu olduğunu söyledi. "Anavatan Türkiye ile KKTC arasındaki bağların güçlenmesinden, ülkemizin enerji güvenliğinin artmasından ve Kıbrıs Türk halkının Doğu Akdeniz'deki haklarına sahip çıkmasından rahatsız oluyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan Üstel açıklamasını, "İstedikleri kadar şikayet etsinler. Biz Anavatan Türkiye ile birlikte halkımızın haklarını korumaya, ülkemizi güçlendirmeye ve geleceğimizi birlikte inşa etmeye devam edeceğiz" sözleriyle tamamladı.

Sık Sorulan Sorular

Başbakan Ünal Üstel, Rum Yönetimi'nin BM'ye şikayetini hangi gerekçeyle eleştiriyor?
Üstel, bunun Kıbrıs Türk halkının kalkınmasına yönelik tahammülsüzlüğün yeni bir göstergesi olduğunu ve Rum tarafının tek taraflı anlaşmalar yaparken kendilerinden onay istemediğini belirtiyor.
Rum Yönetimi'nin BM'ye gönderdiği mektupta doğal gaz boru hattıyla ilgili hangi endişeyi dile getirdiği aktarılıyor?
Mektupta, boru hattının Türkiye ile KKTC arasında kalıcı ve stratejik bir bağlantı oluşturacağı ifade ediliyor.
Başbakan Üstel, KKTC'nin bu konudaki tutumunu nasıl özetliyor?
Üstel, KKTC'nin kendi enerji geleceği ve arz güvenliğiyle ilgili kararları alma iradesine sahip olduğunu ve Rum tarafından izin alınması gerektiği anlayışını kabul etmeyeceklerini vurguluyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör