DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Akpınar'dan "Güvenli Ada" Çağrısı: Suçun Milliyeti Olmaz, Devletin Sorumluluğu Vardır

07 Ağustos 2026 109 okunma
Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhat Akpınar, artan şiddet olaylarının ardından kapsamlı bir güvenlik vizyonu açıkladı. Hukukun üstünlüğüne vurgu yapan Akpınar, ülkenin 2035'e kadar Doğu Akdeniz'in en güvenli adası olması için somut öneriler sıraladı.

Demokrat Parti Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, son dönemde peş peşe yaşanan ve toplumda derin kaygı yaratan şiddet olaylarına ilişkin yazılı bir değerlendirme yaptı. Akpınar, özellikle kamuoyuna yansıyan ağır şiddet, öldürme ve öldürmeye teşebbüs vakalarının, ülkenin güvenlik politikalarının bütüncül bir bakış açısıyla ele alınması zorunluluğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Yaşanan acı olaylarda hayatını kaybedenler için taziye dileklerini ileten Akpınar, ağır yaralanan ve ülkede misafir olarak bulunan Zhanerke Abdrazakova'ya da acil şifalar diledi. Kadına ve çocuklara yönelik şiddet başta olmak üzere toplum huzurunu hedef alan her türlü suçu en sert şekilde kınadıklarını ifade eden Akpınar, devlet yönetimi açısından asıl meselenin tek tek adli dosyalar değil, ortaya çıkan genel tablo olduğunu vurguladı. Bu tabloyu doğru okuyup gelecekte benzer acılar yaşanmaması için gerekli adımları bugünden atmanın önemine dikkat çekti.

Ülkenin yükseköğretim, turizm ve hizmet sektörleriyle uluslararası bir yapıya sahip olduğunu hatırlatan Akpınar, devlet olmanın temel şartının, ister vatandaş ister misafir olsun herkesin can ve mal güvenliğini korumak olduğunu söyledi. Hukuka saygılı, üreten ve ülkeye değer katan herkese kapılarının açık olduğunu kaydeden Akpınar, "Hiç kimse turist, öğrenci ya da yatırımcı olduğu gerekçesiyle yasaların üzerinde olduğunu düşünmemelidir. Burası bir hukuk devletidir ve suç işleyen herkes hukuk önünde hesap verir" ifadelerini kullandı.

Akpınar, Demokrat Parti'nin "KKTC Güvenli Ada Vizyonu"nu stratejik bir devlet politikası olarak gördüklerini belirterek bir dizi somut öneri sundu. Cezaların caydırıcılığının artırılması, polis teşkilatının teknolojik altyapı ve insan kaynağı bakımından güçlendirilmesi, akıllı şehir güvenlik sistemleri ve plaka tanıma ağlarının yaygınlaştırılması bu öneriler arasında yer aldı. Ayrıca ülkede bulunan yabancılara yönelik kayıt ve denetim mekanizmalarının çağdaş standartlara kavuşturulması ve yargı süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

2035 yılına kadar Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Doğu Akdeniz'in en güvenli ada ülkesi olması hedefini ortaya koyan Akpınar, her yıl yayımlanacak bir "Güvenli Ada Endeksi" ile suç oranlarından polis müdahale sürelerine kadar birçok verinin şeffafça kamuoyuyla paylaşılmasını önerdi. Güvenliğin yalnızca bir polis meselesi değil, aynı zamanda güçlü bir ekonominin ve sosyal huzurun temeli olduğunu belirten Akpınar, "Suçun milliyeti olmaz ancak devletin sorumluluğu vardır. Hedefimiz, ülkemizin güvenli yaşam ve güçlü hukukla anılan bir ada olmasıdır" dedi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör