DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Atan’dan Sert Eleştiri: “Et Fiyatları Uçtu, Denetim Nerede?”

11 Ağustos 2026 106 okunma
Siyasetçi Atan, ada genelindeki fiyat dengesizliğine dikkat çekerek hükümetin denetim görevini yerine getirmediğini öne sürdü. Meclis’in çalışma düzeninden milletvekili sayısına kadar pek çok konuyu eleştiren Atan, asıl meselenin kamu hizmeti olduğunu vurguladı.

Piyasadaki fiyat uçurumuna vurgu yapan Atan, özellikle et fiyatları üzerinden çarpıcı bir karşılaştırma yaptı. Kıbrıs’ın güneyinde bir kilo etin 600 TL’ye alınabildiğini, buna karşın kuzeyde fiyatların 1800-1900 TL bandına kadar yükseldiğini belirten Atan, bu tablonun yetersiz denetimin bir sonucu olduğunu söyledi. Devletin asli görevinin vatandaşı korumak olduğunu hatırlatan Atan, hükümetin “derdimiz seçim değil, geçim” söylemine atıfta bulunarak, “O zaman vatandaşa sormak lazım: Denetimi neden yapmıyorsunuz, neden yapamıyorsunuz?” diye sordu.

Yaklaşan seçim sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Atan, halkın artık siyasi partilerin vaatlerini çok daha dikkatli bir süzgeçten geçireceğini ifade etti. Seçmenin bilinçli olduğunun altını çizen Atan, “Bu halk, hiç yanlış anlaşılmasın, enayi değil. Bu halk kime, neye ve nasıl karar vereceğini bilen bir kesimdir” ifadelerini kullandı.

Milletvekillerinin çalışma temposunu da hedef tahtasına koyan Atan, Meclis’in neden haftanın beş günü mesai yapmadığının sorgulanması gerektiğini dile getirdi. Kamu görevi yürüten vekillerin işe gelmemesi durumunda maaşlarından kesinti yapılması gerektiğini savunan Atan, KKTC’deki 50 milletvekili sayısının da yeniden masaya yatırılması gerektiğini belirtti. Ona göre, vekil sayısından çalışma düzenine, maaşlardan sorumluluklara kadar tüm sistemin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması şart.

Tartışmanın yalnızca milletvekili maaşlarına sıkıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Atan, asıl meselenin vatandaşın ödediği vergilerin karşılığında aldığı kamu hizmeti olduğunu söyledi. “Hükümet olarak vatandaşı korumak zorundasınız. Asgari ücretliyi, özel sektör çalışanını, küçük esnafı korumak zorundasınız” diyen Atan, devletin görevinin güçlüyü daha da güçlendirmek değil, vatandaşın ezilmesinin önüne geçmek olduğunu sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör