Barolar Birliği'nden Deniz Faciası Soruşturması İçin Kritik Uyarı: İdarenin Sorumluluğu Da Masaya Yatırılmalı
- Barolar Birliği, deniz kazası soruşturmasında idarenin sorumluluğunun da incelenmesini istiyor.
- Cezai ve idari sorumluluğun ayrı ele alınması gerektiği vurgulandı.
- Soruşturmayı yürütenlerin ilgili idareden bağımsız olması şartı hatırlatıldı.
- Geminin sefere çıkışına izin veren denetimlerin araştırılması talep edildi.
Kıbrıs Türk Barolar Birliği, Girne açıklarında meydana gelen ve ağır sonuçlar doğuran deniz kazasıyla ilgili yürütülen soruşturmayı yakından izlediklerini duyurdu. Birlik, kamuoyundaki değerlendirmelerin, olayın tüm boyutlarıyla ve idarenin olası sorumluluğunu da içerecek biçimde ele alınması yönünde geniş bir uzlaşıya işaret ettiğini belirtti.
Yapılan yazılı açıklamada, bir deniz kazasında cezai sorumluluk ile idari ve siyasi sorumluluğun aynı nitelikte olmadığı vurgulandı. Cezai soruşturmanın devam ediyor olmasının, kamu kurumlarının görevlerini gereği gibi yerine getirip getirmediğinin ayrıca incelenmesi zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı ifade edildi. Uluslararası denizcilik kurallarının bu konuda net olduğu kaydedilen açıklamada, idarenin kusur veya ihmalinin araştırılacağı durumlarda soruşturmayı yürütenlerin hem ilgili idareden hem de disiplin kararı alma yetkisine sahip makamlardan işlevsel olarak bağımsız olması gerektiği belirtildi.
Barolar Birliği, Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın konuyla ilgili bir kararına da atıfta bulunarak, deniz güvenliğinin denetiminde görev alan kişilerin aynı zamanda kaza araştırma kurulunda yer almasının bağımsızlık ilkesini zedelediğine hükmettiğini hatırlattı. Açıklamada, geminin sefere çıkmasına hangi makamların hangi denetimler sonucunda izin verdiği, teknik ve idari kontrollerin yapılıp yapılmadığı, denize elverişlilik ve güvenlik şartlarının sağlanıp sağlanmadığı ile ilgili kamu kurumlarının denetim görevlerini yerine getirip getirmediğinin araştırılması gerektiği vurgulandı.
Soruşturmanın konusu olabilecek kurumların, aynı soruşturmanın yürütülmesi veya yönlendirilmesi üzerinde etkili olmasının bağımsız soruşturma ilkesiyle bağdaşmayacağı ifade edilen açıklamada, OECD'nin bu tür çatışmaların giderilmesi için ilgili kişilerin karar süreçlerinden çekilmesi, yetkilerinin sınırlandırılması veya görevden ayrılma gibi yöntemler önerdiği aktarıldı. Barolar Birliği, soruşturma süresince yetkilerden çekilmenin bir suçluluk tespiti olmadığını, aksine soruşturmanın bağımsızlığını korumaya yönelik bir tedbir olduğunu belirtti.
Açıklamada, Girne açıklarındaki faciada cevaplanması gereken soruların yalnızca gemiyi kimin kullandığı veya kazanın teknik olarak nasıl meydana geldiğiyle sınırlı olmadığı; geminin denize çıkmasına kimin izin verdiği, hangi denetimlerin yapıldığı, mevzuatın gerektirdiği güvenlik şartlarının yerine getirilip getirilmediği ve ilgili kurumların denetim görevlerini yerine getirip getirmediği sorularının da yanıtlanması gerektiği kaydedildi. Bu soruların güvenilir biçimde cevaplanabilmesinin ancak bağımsız bir incelemeyle mümkün olacağı vurgulanan açıklamada, kazaya ilişkin tüm teknik kayıtların, izin ve ruhsat dosyalarının, denetim kayıtlarının ve kurumlar arası yazışmaların gecikmeksizin muhafaza altına alınması talep edildi. Ayrıca soruşturmanın konusu olabilecek siyasi veya idari makamların yetkilerinin geçici olarak başka bir makama devredilmesi veya bu yetkilerin kullanımından çekilmelerinin sağlanması gerektiği belirtildi.