DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Başbakan Üstel'den muhalefete sert yanıt: "Korku siyasetiyle halk kandırılamaz"

16 Ağustos 2026 124 okunma
Başbakan Ünal Üstel, ülke güvenliği ve trafik kazaları üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin kapsamlı veriler paylaşarak muhalefeti "korku siyaseti" yapmakla suçladı. Üstel, suç oranlarındaki düşüşe dikkat çekerken trafikte yaşanan can kayıplarını "23 ailenin acısı" olarak nitelendirdi.
Öne Çıkanlar
  • Başbakan Üstel, suç oranlarında 2025'e göre yüzde 8, 2021'e göre yüzde 30 düşüş olduğunu açıkladı.
  • 'da 3 bin 831 kişinin ülkeye girişi engellendi, bin 180 kişi sınır dışı edildi.
  • Polis kadrosunun 3 binden 4 bin 500'e çıkarılması hedefleniyor.
  • Ölümlü kazalar yüzde 24, can kayıpları yüzde 15 azaldı; 2026'da 23 kişi hayatını kaybetti.

Başbakan Ünal Üstel, son dönemde güvenlik ve trafik konularında yükselen eleştirilere karşı rakamlarla yanıt verdi. Muhalefetin ülkeyi güvensiz göstermeye çalıştığını öne süren Üstel, 2026'nın ilk yedi ayında kaydedilen cürüm ve kabahat sayısının 2 bin 751 olduğunu belirtti. Bu rakamın 2025'in aynı dönemine kıyasla yüzde 8, 2021'e göre ise yüzde 30'dan fazla düşüş anlamına geldiğini vurgulayan Üstel, işlenen suçların yüzde 99,13'ünün aydınlatıldığını açıkladı.

Sınır güvenliği ve göç yönetimi konusunda da veriler paylaşan Başbakan, 2026 yılı içinde yapılan risk analizleri sonucunda 3 bin 831 kişinin ülkeye girişinin engellendiğini, bin 180 kişinin ise sınır dışı edildiğini kaydetti. Türkiye'nin desteğiyle 29 Mayıs 2025'te faaliyete geçen Göç Yönetim Merkezi'ne de değinen Üstel, bu tarihten sonra gerçekleştirilen mobil denetimlerde kaçak yaşadığı belirlenen 112 kişinin tutuklandığını, 960 yabancının biyometrik verilerinin sisteme işlendiğini ifade etti.

Polis teşkilatının güçlendirilmesine yönelik adımlara da değinen Üstel, mevcut 3 bin kişilik yasal kadronun 4 bin 500'e çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. 2022'den bu yana 130 sivil hizmet görevlisi ile 670 polis ve itfaiyecinin teşkilata katıldığını belirten Başbakan, organize suçlar, uyuşturucu ve insan ticareti gibi tehditlere karşı kapasitenin artırılması gerektiğini vurguladı.

Trafik kazalarına ilişkin verileri de paylaşan Üstel, kayıtlı araç sayısının 2016'da yaklaşık 182 bin iken bugün 498 binin üzerine çıktığını, bunun 10 yılda yüzde 173'lük bir artışa denk geldiğini aktardı. Ölümlü kazaların geçen yıla göre yüzde 24, can kayıplarının ise yüzde 15 azaldığını belirten Üstel, 2026'nın ilk yedi ayında 19 ölümlü kazada 23 kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. "Bir Başbakan olarak bu rakama bakıp 'başarılıyız' diyemem. Çünkü 23 can, 23 ailenin ocağına düşen ateştir, 23 büyük acıdır" diyen Üstel, yalnızca temmuz ayında 96 bin 881 aracın kontrol edildiğini, bin 483 aracın trafikten men edildiğini ve 16 bin 161 trafik raporu düzenlendiğini açıkladı.

Muhalefete sert sözlerle yüklenen Başbakan Üstel, adli olayların ve trafik kazalarının siyasi malzeme haline getirilmemesi gerektiğini savundu. Ülkenin güvensiz gösterilmesinin ekonomi, turizm ve itibar üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çeken Üstel, açıklamasını "Halkımız müsterih olsun. Devletimiz görev başındadır. Hükümetimiz görev başındadır. Polisimiz görev başındadır. Gerçek şudur ki ülkemiz güvendedir" sözleriyle tamamladı.

Sık Sorulan Sorular

Başbakan Üstel'in paylaştığı verilere göre, 2026'nın ilk yedi ayında işlenen suçların ne kadarı aydınlatıldı?
İşlenen suçların yüzde 99,13'ü aydınlatıldı.
2026 yılı içinde yapılan risk analizleri sonucunda kaç kişinin ülkeye girişi engellendi?
3 bin 831 kişinin ülkeye girişi engellendi.
Başbakan Üstel, polis teşkilatının yasal kadrosunun kaç kişiye çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi?
Mevcut 3 bin kişilik yasal kadronun 4 bin 500'e çıkarılması hedefleniyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör