DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Basın-Sen'den Sert Uyarı: "Bu Saldırılara Kayıtsız Kalmayacağız"

31 Temmuz 2026 75 okunma
Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), medya kuruluşlarına yönelik siber saldırıların sürdüğünü belirterek, basın ve ifade özgürlüğünden asla taviz vermeyeceklerini ve bu saldırılara karşı omuz omuza mücadele edeceklerini duyurdu.

Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Yönetim Kurulu, basın kuruluşlarını hedef alan siber saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, basın emekçilerinin bu zorlu süreçte yalnız bırakılmayacağı vurgulanırken, dayanışmanın kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi. Sendika, "Basın ve ifade özgürlüğü onurumuzdur, bundan asla ödün vermeyeceğiz" diyerek net bir duruş sergiledi.

Açıklamada, kısa bir süre önce tüm medya sektörüne yönelik başlatılan siber saldırıların, bazı yayın organları için sistematik bir hedef haline geldiği öne sürüldü. Özellikle Meta platformlarındaki tüm hesaplarının bu saldırılar neticesinde kapatıldığına dikkat çekilerek, bu durumun basın özgürlüğüne açık bir müdahale olduğu kaydedildi. Bu tür girişimlerin, haber alma ve yayma hakkını doğrudan kısıtladığı belirtildi.

Basın-Sen açıklamasında ayrıca, ülkede yaşanan olumsuzlukları ve kamuoyuna yansıyan iddiaları haberleştiren medya kuruluşlarına yönelik bu saldırılar karşısında hükümetin sessiz kaldığı eleştirisi yapıldı. Bu sessizliğin, saldırganları cesaretlendirdiği yorumuna yer verilirken, "Kıbrıslı Türk gazetecileri kimse bu şekilde susturamaz" ifadesiyle de gazetecilere yönelik tehditlere karşı kararlı bir mesaj verildi.

Sendika, mücadelenin süreceğinin altını çizerek, "Bizler bu yolda birlikte ve omuz omuza bu saldırılara karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Basın ve ifade özgürlüğü onurumuzdur, bundan asla ödün vermeyeceğiz ve bu saldırılara gereken karşılığı da zamanı geldiğinde vereceğiz" açıklamasında bulundu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör