Basın-Sen'den Sert Uyarı: Sistem Çöktü, Artık Değişim Şart
Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), son dönemde art arda yaşanan olumsuzluklara dair kapsamlı bir yazılı açıklama yayımladı. Sendika, kadına yönelik şiddetten trafik kazalarına, kamu yatırımlarının eksikliğinden gazetecilere uygulanan baskılara kadar birçok sorunun aynı tablonun parçaları olduğunu ifade etti.
Açıklamada, son iki haftada yaşananların artık münferit olaylar olarak görülemeyeceği, her acının ve krizin, işlemeyen bir sistemin ve ülkeyi yönetmekte yetersiz kalan siyasi zihniyetin bir yansıması olduğu kaydedildi. Trafikte kaybedilen hayatlar, İskele'de meydana gelen iş cinayeti, EKTAM patronlarının Toplu İş Sözleşmesi'ni tanımaması ve Maliye Bakanlığı'nın sürekli borçlanma politikası gibi başlıkların bu çöküşün göstergeleri olduğu belirtildi.
Sendika, çökenin yalnızca trafik güvenliği veya iş sağlığı olmadığını, kadınları koruması gereken mekanizmaların ve kamusal yönetimin de iflas ettiğini dile getirdi. Eğitim alanında okulların sorunlarının büyüdüğüne ve çocukların eşit eğitim hakkından mahrum kaldığına dikkat çekilirken, sağlıkta ise kamu hastanelerinin altyapı ve personel yetersizliğiyle boğuştuğu, nitelikli doktorların istifa ettiği ve sağlığın giderek ticari bir alana dönüştüğü vurgulandı.
Enerji politikalarına da değinilen açıklamada, yıllardır KIB-TEK’e yatırım yapmak yerine özel sermayeye kaynak aktaran anlayışın halkı elektrik kesintilerine mahkum ettiği, bunun kader değil kötü yönetimin sonucu olduğu ifade edildi. Çalışma yaşamındaki kuralsızlığın devlet eliyle meşrulaştırıldığı, güneş altında çalışma yasağını ihlal eden patronlara yaptırım uygulanmadığı ve tüm bunlar yaşanırken gazetecileri susturmaya yönelik yasaların gündeme getirildiği belirtildi. Basın-Sen, gerçekleri yazanları cezalandırmaya çalışanların, sorunları çözmek yerine onları gizlemeye çalıştığını savundu.
Sendika son olarak, ülkenin ihtiyacının baskı yasaları değil; kamucu politikalar, güçlü denetim, özgür basın ve halktan yana bir yönetim anlayışı olduğunu vurgulayarak, "Sistem çökmüştür. Artık bu çürümüş düzeni yönetmeye çalışmak değil, onu değiştirmek gerekmektedir" çağrısında bulundu.