DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Basın Sendikasından Sert Uyarı: Kanlı Görüntüleri Yayından Kaldırın

03 Ağustos 2026 98 okunma
Basın Emekçileri Sendikası, Metropol Süpermarket saldırısına ait şiddet içeren görüntülerin medyada paylaşılmasına sert tepki göstererek, bu içeriklerin derhal kaldırılmasını talep etti.

Basın Emekçileri Sendikası (BASIN-SEN), Metropol Süpermarket'te yaşanan saldırının ardından bazı haber platformları ve sosyal medya hesaplarında dolaşıma sokulan rahatsız edici görüntülere ilişkin yazılı bir uyarı yayımladı. Sendika, pek çok medya kuruluşunun olay anını yansıtan video ve fotoğrafları servis ettiğini, kimi yayınlarda bulanıklaştırma yapılsa da kan izleri, ağır yaralanmalar ve şiddetin yol açtığı tahribatın net biçimde seçilebildiğini vurguladı.

Açıklamada, bazı yayın organlarının halkı doğru bilgilendirme yükümlülüğünü göz ardı ederek daha çok tık ve izlenme uğruna insanlık onurunu ayaklar altına aldığı ifade edildi. Sendika, "İnsan acısını izlenme rakamlarına dönüştüren bu yayın anlayışı ne basın özgürlüğüyle ne de kamu yararıyla açıklanabilir. Bir insanın kanlı görüntülerinin servis edilmesi gazetecilik başarısı değildir." sözleriyle tepkisini ortaya koydu.

Gazetecilik mesleğinin temel ilkelerinin, kamu yararı ile bireyin onuru, özel hayatı ve toplum üzerindeki olası zararları bir arada değerlendirmeyi zorunlu kıldığı hatırlatılan metinde, haber verme hakkının şiddeti en ham biçimiyle sergileme yetkisi anlamına gelmediği belirtildi. BASIN-SEN, şiddet dolu görüntülerin özellikle çocuklar, gençler ve travmaya yatkın kişiler üzerinde ağır psikolojik sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek, medyanın görevinin toplumu ruhsal açıdan yaralamak ya da şiddeti görsel bir şova çevirmek olmadığını kaydetti.

Sendika, olay anına dair kan ve yoğun şiddet öğeleri barındıran tüm video ve fotoğrafları yayımlayan medya kuruluşlarına bu içerikleri vakit kaybetmeden kaldırma çağrısı yaptı. Yapılan açıklamada, "Toplumun haber alma hakkı ile şiddetin teşhiri arasında çok net bir çizgi vardır. O çizginin aşılması basının sorumluluğunun ihlalidir." değerlendirmesine yer verildi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör