DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Baykallı'dan Sert Çıkış: Rum Yönetimi 'Soğuk Savaş Taktikleri' Uyguluyor

22 Ağustos 2026 107 okunma
TDP Dış İlişkiler ve Dijital Diplomasi Sekreteri Kemal Baykallı, Rum tarafının son dönemdeki engelleme girişimlerinin çözüm sürecine zarar verdiğini belirterek, bu adımların iki toplum arasındaki güveni sarstığını ifade etti.
Öne Çıkanlar
  • Baykallı, Rum yönetiminin girişimlerini "organize soğuk savaş taktikleri" olarak nitelendirdi.
  • Rum yetkililer, ara bölgedeki diplomat toplantısını engellemeye ve Salamis konserini iptal ettirmeye çalıştı.
  • Baykallı, Coğrafya Olimpiyatları davetsizliği ve yatırımcı engellerini aynı tablonun parçası saydı.
  • Baykallı, Tatar ve Ertuğruloğlu'nu eleştirerek "hayal dünyasının peşinde sürüklenenler" dedi.

Toplumcu Demokrasi Partisi'nden Kemal Baykallı, Kıbrıslırum yetkililerin ara bölgede düzenlenen bilgilendirme toplantısına yabancı diplomatların katılımını engelleme çabasını ve Salamis Harabeleri'ndeki Exit grubu konserinin iptal edilmesini sert sözlerle eleştirdi. Baykallı, bu girişimleri Rum lider Nikos Hristodulidis yönetiminin "organize soğuk savaş taktikleri" olarak nitelendirdi.

Yazılı açıklamasında son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendiren Baykallı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ziyareti sonrasında oluşturulmaya çalışılan olumlu atmosferin bu tür adımlarla baltalandığını kaydetti. İki liderin geçmişte Salamis Harabeleri'nde birlikte tiyatro izlediği günlerden bugünkü engellemelere gelinen sürecin doğru okunması gerektiğini vurguladı.

Baykallı, yaşananların yalnızca konser iptaliyle sınırlı olmadığını belirterek, Türkiye'deki Uluslararası Coğrafya Olimpiyatları'na KKTC'nin davet edilmemesini, KKTC yasalarına güvenen yabancı yatırımcıların Avrupa'da karşılaştığı hukuki engelleri, Somali Meclis Başkanı'na yönelik baskıyı ve Türk Devletleri Teşkilatı üyelerinin Güney Kıbrıs'ta temsilcilik açmasını aynı tablonun parçaları olarak sıraladı.

Geçmiş dönemde izlenen dış politikayı da eleştiren Baykallı, Kıbrıslıtürklerin ayrı bir devlet olarak tanınacağı iddiasıyla diplomatik alanın Rum tarafına teslim edildiğini savundu. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu'nu hedef alan Baykallı, "hayal dünyasının peşinde sürüklenenlerin bu toplumdan özür dilemeleri gerekir" ifadesini kullandı.

TDP'nin Kıbrıs sorununa yaklaşımını da açıklayan Baykallı, Kıbrıslıtürklerin 1960 anlaşmalarından doğan haklarına sahip çıkma mücadelesinin öncelikli olduğunu belirtti. Siyasi eşitliğin tüm ada için geçerli olması gerektiğini vurgulayan Baykallı, Cumhurbaşkanı'nın "Biz süreç değil, çözüm istiyoruz" yaklaşımını desteklediklerini ve hangi taraftan gelirse gelsin çözüm sürecine zarar verenlerin karşısında duracaklarını sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Baykallı, Rum tarafının hangi iki spesifik eylemini "soğuk savaş taktikleri" olarak nitelendiriyor?
Ara bölgedeki bilgilendirme toplantısına yabancı diplomatların katılımını engelleme çabası ve Salamis Harabeleri'ndeki Exit grubu konserinin iptal edilmesi.
Baykallı'ya göre, bu engelleme girişimleri hangi olumlu atmosferi baltalıyor?
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ziyareti sonrasında oluşturulmaya çalışılan olumlu atmosferi baltalıyor.
Baykallı, geçmişte iki liderin Salamis Harabeleri'nde birlikte hangi etkinliği yaptığını hatırlatıyor?
İki liderin geçmişte Salamis Harabeleri'nde birlikte tiyatro izlediğini hatırlatıyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör