DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Sendika

Bengihan: Cezaevi krizi büyürken hükümetin gündemi yandaş kayırmak

20 Temmuz 2026 50 okunma
KTAMS Başkanı Güven Bengihan, Merkezi Cezaevi’ndeki tutuklu ve mahkum sayısının 871’e dayandığını, hükümetin ise bu tabloya karşı yalnızca Şartlı Tahliye Tüzüğü’nü kullanarak kendi destekçilerine imtiyaz sağladığını öne sürdü.

Bengihan, yazılı bir açıklamayla Merkezi Cezaevi’ndeki durumu kamuoyuna duyurdu. Cezaevinde bir mahkumun salgın hastalık şüphesiyle yoğun bakıma kaldırılmasının, hem tutuklu ve hükümlüler hem de cezaevi çalışanları ve aileleri için risklerin her geçen gün arttığını bir kez daha gösterdiğini ifade etti. Sendika lideri, ülkede suçların önlenmesine yönelik adımların atılmaması ve KKTC sınır girişlerindeki denetim eksikliğinin, cezaevi nüfusunu kritik bir seviyeye taşıdığını vurguladı.

Açıklamada, cezaevinde bulunan 871 kişinin uyruklarına göre dağılımına da yer verildi. Bengihan, bu kişilerden 286’sının Türkiye Cumhuriyeti, 103’ünün çifte vatandaş (TC-KKTC), 251’inin KKTC, 231’inin ise diğer ülke vatandaşları olduğunu aktardı. Cezaevi kapasitesinin tamamen dolduğunu belirten Bengihan, bu durumun çalışanları ağır koşullarda, salgın hastalık ve güvenlik tehdidiyle baş başa bıraktığını söyledi.

Bengihan, tüm bu olumsuzluklara rağmen hükümetin Merkezi Cezaevi’ne henüz bir Müdür atamaması nedeniyle kurumda yetki karmaşası yaşandığını ve çalışma huzurunun bozulduğunu kaydetti. “Cezaevindeki sorunlar çığ gibi büyürken, UBP-DP-YDP Hükümeti’nin tek icraatı Şartlı Tahliye Tüzüğü’nü kullanarak yandaşlarına ayrıcalık tanımaktır,” diyen Bengihan, hükümeti halkın güvenliği konusundaki sorumluluğunu yerine getirmeye ve Merkezi Cezaevi’ndeki sorunlara acil çözüm bulmaya çağırdı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör