DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Bengihan'dan Sert Çıkış: "Sokakta, Markette, Hastanede Korkuyla Yaşıyoruz"

04 Ağustos 2026 97 okunma
KTAMS Başkanı Güven Bengihan, artan şiddet olayları ve denetimsiz nüfus politikaları nedeniyle halkın can güvenliği endişesi taşıdığını belirterek hükümeti eleştirdi.

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası'nın başkanı Güven Bengihan, ülkedeki güvenlik atmosferine dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yazılı bir açıklama yapan Bengihan, son dönemde peş peşe yaşanan olayların toplumun her kesiminde derin bir kaygı yarattığını dile getirdi.

Bengihan, özellikle kadınlara yönelik şiddet vakaları, taciz haberleri, trafikte yaşanan can kayıpları ve iş kazalarındaki tırmanışın, ülkeyi huzurlu bir yer olmaktan çıkardığını savundu. Uzun süredir devam eden hatalı nüfus ve muhaceret uygulamalarının sonucu olarak ülkenin kontrolsüz bir noktaya geldiğini öne süren sendika lideri, demografik dokunun bozulduğunu ifade etti.

Vatandaşların artık gündelik yaşamın her alanında korku hissettiğini belirten Bengihan, insanların sokağa çıkarken, işine giderken, alışveriş yaparken, denize girerken hatta hastanede bulunurken bile can güvenliğinden endişe duyduğunu aktardı. Mevcut UBP-DP-YDP Hükümeti'ni hedef alan Bengihan, iktidarın suçu ve iş kazalarını önleyecek somut adımlar atmak yerine muhaceret afları ve ceza indirimleri gibi yöntemlere başvurduğunu iddia etti.

Hükümete acil çağrıda bulunan KTAMS Başkanı, halkın can güvenliğinin her şeyin önünde tutulması gerektiğini vurgulayarak, yaşanan sıkıntılara karşı daha etkili ve kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör