DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Sendika

Bengihan’dan Tüzük Değişikliğine Sert Tepki: “Yargıya Müdahale”

23 Temmuz 2026 67 okunma
KTAMS ve KİEF Başkanı Güven Bengihan, hükümlülerin şartlı tahliye başvuru süresini kısaltan tüzük değişikliğini eleştirerek, bu adımın mahkeme kararlarını hiçe saydığını ve siyasi çıkarlar doğrultusunda atıldığını savundu.

Bengihan yaptığı yazılı açıklamada, UBP-DP-YDP koalisyonunun seçim öncesinde toplum yararını değil, siyasi hesapları ön planda tuttuğunu iddia etti. Daha önce hapis cezalarının yarısını tamamlayan mahkumların şartlı tahliye için başvuru yapabildiğini hatırlatan Bengihan, yeni düzenlemeyle bu oranın üçte bire düşürüldüğünü belirtti.

Hükümetin görevde kaldığı süre boyunca bu konuda dokuz kez geçici madde çıkardığını aktaran Bengihan, son yapılan tüzük değişikliğiyle bu uygulamanın artık kalıcı hale getirildiğini ifade etti. Bengihan, bağımsız mahkemeler tarafından verilen cezaların bir tüzükle hafifletilmesinin yargıya açık bir müdahale olduğunu vurguladı.

Bengihan, söz konusu düzenlemenin hem suç mağdurlarını hem de toplumun adalet algısını olumsuz etkilediğini öne sürdü. Açıklamasının devamında hükümeti sert sözlerle hedef alan Bengihan, “Vatandaşlık, makam, arazi ve sahte diploma dağıtımları yetmezmiş gibi, halkın can güvenliğini ve huzurunu tehdit eden bu yasal düzenlemeyi yapan anlayışı şiddetle kınıyoruz” dedi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör