DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Beş sendikadan ortak çıkış: Faciaların ardından denetim zinciri masaya yatırılsın

02 Eylül 2026 59 okunma
Kamu-İş, KTAMS, Kamu-Sen, KTOEÖS ve KTÖS, son dönemde art arda yaşanan iş kazaları ve can kayıplarının ardından kamu otoritesinin gözetim ve denetim sorumluluğunun sorgulanması gerektiğini bildirdi.
Öne Çıkanlar
  • Beş sendika, can kayıplarının önlenebilirliğinin açıklanmasını talep etti.
  • Girne açıklarındaki gemi faciasının tüm sürecinin aydınlatılması istendi.
  • Sorumluluk zincirinin teknik, idari ve siyasi boyutlarıyla ortaya çıkarılması talep edildi.
  • Denetimin facia öncesi tehlikeyi tespit etmesi gerektiği vurgulandı.

Beş sendika ortak bir açıklama yaparak, yaşam hakkını korumanın yalnızca olay meydana geldikten sonra müdahale etmekle sınırlı olmadığını vurguladı. Açıklamada, "Bu can kayıplarının hangileri önlenebilirdi?" sorusunun açık biçimde yanıtlanması talep edildi.

Sendikalar, devletin görevinin sadece izin ve ruhsat düzenlemek ya da evrak kontrolü yapmak olmadığının altını çizdi. Kara ve deniz ulaşım araçlarından limanlara, iş yerlerinden riskli yapılara kadar insan hayatını doğrudan ilgilendiren her alanda etkin ve kesintisiz denetim yapılması gerektiği ifade edildi.

Girne açıklarında 8 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin ise kayıp olduğu gemi faciasına özel olarak dikkat çekilen açıklamada, geminin teknik yeterliliğinden sefer iznine, liman denetimlerinden hava koşullarına kadar tüm sürecin aydınlatılması istendi. "Kim izin verdi?", "Kim denetledi?" ve "Kim gerekli tedbirleri almakla yükümlüydü?" sorularının cevaplandırılması gerektiği belirtildi.

Açıklamada ayrıca olası bir ihmal durumunda sorumluluğun yalnızca alt kademedeki çalışanlara yüklenmesinin kabul edilemeyeceği vurgulanarak, sorumluluk zincirinin teknik, idari ve siyasi boyutlarıyla ortaya çıkarılması talep edildi. Kumyalı'da silonun çökmesi sonucu bir emekçinin yaşamını yitirmesi, Ercan İtfaiyesi'ndeki araçların durumu ve okullardaki güvenlik sorunları da denetim açısından gündeme getirildi.

Beş sendika, denetimin yalnızca belge imzalamaktan ibaret olmadığını, temel amacın tehlikeyi facia yaşanmadan önce tespit edip ortadan kaldırmak olduğunu kaydetti. Soruşturmaların bağımsız ve şeffaf yürütülmesi, teknik raporların kamuoyuyla paylaşılması ve sorumluluğu bulunan herkesin makamına bakılmaksızın hesap vermesi istendi.

Sık Sorulan Sorular

Sendikaların açıklamasında, gemi faciasıyla ilgili hangi spesifik süreçlerin aydınlatılması talep ediliyor?
Geminin teknik yeterliliği, sefer izni, liman denetimleri ve hava koşulları dahil tüm sürecin aydınlatılması isteniyor.
Sendikalar, olası bir ihmal durumunda sorumluluğun nasıl belirlenmesi gerektiğini savunuyor?
Sorumluluğun yalnızca alt kademedeki çalışanlara yüklenmesinin kabul edilemeyeceğini, sorumluluk zincirinin teknik, idari ve siyasi boyutlarıyla ortaya çıkarılması gerektiğini belirtiyorlar.
Açıklamada, denetim eksikliğine örnek olarak hangi olaylar gösteriliyor?
Kumyalı'da silonun çökmesi sonucu bir emekçinin yaşamını yitirmesi, Ercan İtfaiyesi'ndeki araçların durumu ve okullardaki güvenlik sorunları örnek olarak gösteriliyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör