Bir-Sen'den Maaş Artışlarında Eşitlik Çağrısı: "Hayat Pahalılığı Herkesi Aynı Etkiler"
Kamu Çalışanları Birliği Sendikası (Bir-Sen), enflasyon karşısında maaşlara yapılan artışların mevcut yöntemle uygulanmasının ciddi adaletsizliklere yol açtığını duyurdu. Sendika yetkilileri, yürürlükteki sistemin düşük gelirli çalışanları oransal olarak daha az kazandırdığını, yüksek maaşlıları ise daha fazla ödüllendirdiğini belirterek bu durumun çalışanlar arasındaki gelir farkını sürekli büyüttüğüne dikkat çekti.
Bir-Sen Genel Başkanı Nihan Arifoğlu Güneyli'nin yaptığı yazılı açıklamada, hayat pahalılığının bir kıdem göstergesi ya da liyakat ölçütü olmadığı vurgulandı. Açıklamada, yaşam maliyetlerindeki artışın tüm çalışanları aynı derecede etkileyen ortak bir kayıp olduğu ifade edilerek, bu kaybın telafisinin de herkese eşit biçimde yansıtılması gerektiği savunuldu.
Konuya ilişkin somut bir örnek de veren sendika, son olarak uygulanan yüzde 16,95'lik artışın maaşlara yansımasını ele aldı. Bu artış sonrasında en düşük baremdeki bir işçinin maaşına yaklaşık 9 bin 571 TL eklenirken, en üst baremdeki bir çalışanın maaşında yaklaşık 42 bin 996 TL'lik bir artış meydana geldiği kaydedildi. Sendika, bu örneğin sistemin adaletsiz yapısını açıkça gözler önüne serdiğini belirtti.
Açıklamada, kıdem ve liyakat haklarının korunması gerektiği ancak bunun yanında gelir dağılımında da hakkaniyetin sağlanması gerektiği ifade edildi. Bir-Sen'in bu konudaki çözüm önerisi ise şu şekilde aktarıldı: "Sendika olarak savunduğumuz sistemde, hayat pahalılığı için ayrılan toplam kaynak, maaş alan çalışan sayısına eşit olarak bölünmeli ve herkese aynı miktarda artış yansıtılmalıdır. Çünkü hayat pahalılığı herkesin yaşam maliyetini etkilemektedir."
Son olarak mevcut uygulamanın sendika üyeleri üzerinde yarattığı olumsuz etkilere değinilen açıklamada, bu durumun sadece bugünkü geçim koşullarını zorlaştırmakla kalmadığı, aynı zamanda çalışanların gelecekteki emeklilik maaşlarını da olumsuz yönde etkilediği belirtildi.