DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

İSG-BİR'den işyerlerine kritik uyarı: Kimyasal ihmali hayatla ödenir

26 Ağustos 2026 25 okunma
İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliği, işyerlerinde kimyasal maddelerle ilgili önlemlerin kağıt üzerinde bırakılmaması gerektiğini vurgulayarak hem işverenlere hem çalışanlara sorumluluklarını hatırlattı.
Öne Çıkanlar
  • İSG-BİR, kimyasal güvenliğinin prosedür değil, çalışanların yaşamını ilgilendiren bir konu olduğunu vurguladı.
  • Hatalı kullanım, uygun olmayan depolama ve eğitimsizlik zehirlenme, yanık, yangın ve patlama riski doğuruyor.
  • Kimyasallar Yasası ve İSG Yasası, kimyasal güvenliğini yasal zorunluluk olarak tanımlıyor.
  • Çalışanlara etiketsiz veya içeriği bilinmeyen kimyasallarla çalışmamaları ve maruziyeti yetkililere bildirmeleri uyarısı yapıldı.

İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanları Birliği (İSG-BİR), kimyasal güvenliğinin yalnızca dosyalarda tamamlanacak bir prosedür olmadığını, doğrudan çalışanların yaşamını ilgilendiren bir konu olduğunu belirtti. Birlik Yönetim Kurulu tarafından yayımlanan açıklamada, işyerlerinde kimyasal kaynaklı kazaların ve maruziyet vakalarının son dönemde kamuoyunda daha sık konuşulur hale gelmesinin, bu alandaki güvenlik anlayışının güçlendirilmesini kaçınılmaz kıldığı ifade edildi.

Açıklamada, kimyasalların hatalı kullanımı, uygun olmayan koşullarda depolanması, etiket ve Güvenlik Bilgi Formlarının eksikliği ya da çalışanlara yeterli eğitim verilmeden bu maddelerle temas ettirilmesinin ağır sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekildi. Zehirlenme, yanık, yangın ve patlama gibi risklerin yanı sıra can kayıplarının da yaşanabileceği vurgulanarak kimyasal güvenliğinin ertelenebilir bir uygulama değil, insan hayatını doğrudan ilgilendiren temel bir iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüğü olduğu kaydedildi.

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile Kimyasallar Yasası'nın kimyasalların insan sağlığı, çevre ve mal güvenliği üzerindeki olumsuz etkilerini önlemeyi yasal bir zorunluluk haline getirdiği hatırlatılan açıklamada, işyerlerinde kullanılan kimyasalların tanınması, risk değerlendirmesinin yapılması, çalışanların bilgilendirilmesi ve gerekli koruyucu tedbirlerin devreye alınması gerektiği belirtildi.

Çalışanlara yönelik uyarılara da yer verilen açıklamada, etiketi olmayan, içeriği bilinmeyen veya güvenli kullanım bilgisine sahip olunmayan kimyasallarla çalışılmaması, verilen talimatlara ve koruyucu önlemlere riayet edilmesi, herhangi bir dökülme, sızıntı veya maruziyet durumunun ise vakit kaybetmeden yetkililere bildirilmesi istendi. İşyerlerinde Risk Değerlendirmesi ve Acil Durum Eylem Planı'nın hazırlanıp fiilen uygulanması çağrısı yapılan açıklamada, ihmal edilen her kimyasal güvenlik önleminin bir çalışanın sağlığını veya hayatını tehlikeye atabileceği uyarısında bulunuldu.

Sık Sorulan Sorular

İSG-BİR, kimyasal güvenliği konusunda hangi yasal düzenlemelerin işyerlerine yükümlülük getirdiğini belirtiyor?
İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası ile Kimyasallar Yasası'nın, kimyasalların insan sağlığı, çevre ve mal güvenliği üzerindeki olumsuz etkilerini önlemeyi yasal bir zorunluluk haline getirdiği belirtiliyor.
İşyerlerinde kimyasal maddelerden kaynaklanabilecek başlıca riskler nelerdir?
Zehirlenme, yanık, yangın ve patlama gibi risklerin yanı sıra can kayıplarının da yaşanabileceği vurgulanıyor.
Açıklamaya göre, kimyasal güvenliğinin sağlanması için işyerlerinde hangi adımlar atılmalıdır?
İşyerlerinde kullanılan kimyasalların tanınması, risk değerlendirmesinin yapılması, çalışanların bilgilendirilmesi ve gerekli koruyucu tedbirlerin devreye alınması gerektiği belirtiliyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör