DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Kültür & Etkinlik

Büyükelçi Kökenli Akademisyenden Kıbrıs Sorununa Yeni Bir Bakış

13 Ağustos 2026 102 okunma
GAÜ öğretim üyesi Doç. Dr. Hasibe Şahoğlu, Lozan'dan günümüze Kıbrıs meselesinin evrelerini ve çözüm planlarını ele alan kapsamlı bir akademik çalışmayı okurla buluşturdu.

Girne Amerikan Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı ve emekli büyükelçi Doç. Dr. Hasibe Şahoğlu'nun "Tarihsel bir Perspektif: Lozan'dan İtibaren Kıbrıs Sorununun Evreleri ve Çözüm Planları" başlıklı yeni kitabı yayınlandı. Çalışma, GAÜ Kıbrıs Araştırmaları Merkezi yayını olarak raflardaki yerini aldı.

Editörlüğünü Prof. Dr. Ata Atun'un üstlendiği kitabın düzelti ve sayfa tasarımını Atay Demirel, kapak tasarımını ise Bright Chuka Jim Jideofor ile Leyla Biçer hazırladı. Eser, Kıbrıs siyasi tarihine ve Doğu Akdeniz'deki güncel jeopolitik gelişmelere ilgi duyan okurların yanı sıra alanda çalışan araştırmacılar için de önemli bir başvuru kaynağı olma özelliği taşıyor.

Kitapta 1923 Lozan Barış Antlaşması'ndan bugüne uzanan süreçte Kıbrıs meselesinin geçirdiği aşamalar ve Ada için ortaya konan çözüm önerileri kronolojik bir çerçevede inceleniyor. Lord Winster, Radcliffe, Macmillan, Acheson ve Annan planlarından Zürih–Londra Antlaşmaları'na, 1974 sonrası dönemden Crans-Montana Süreci'ne ve 2021 sonrası müzakere arayışlarına kadar geniş bir tarihsel yelpaze belgelere dayalı biçimde ele alınıyor.

Şahoğlu'nun büyükelçilik deneyimini akademik birikimiyle harmanladığı çalışma, uluslararası siyasi literatürde "Kıbrıs Sorunu" olarak bilinen tarihsel sürece farklı bir bakış açısı getiriyor ve yeni araştırma bulgularına dayanıyor.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör