Tabipler Birliği'nden Sert Uyarı: Güvenlik Krizi Halk Sağlığı Sorununa Dönüştü
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği (KTTB) Genel Sekreteri Sinem Şığıt İkiz, son dönemde yaşanan şiddet dalgasına karşı yazılı bir açıklama yaparak toplumun içinde bulunduğu güvenlik bunalımına dikkat çekti. İkiz, evde, sokakta ya da günlük yaşamın herhangi bir anında kendini güvende hissetmenin bir ayrıcalık değil, en temel insan hakkı olduğunu vurguladı.
Ardı ardına gelen kadına yönelik şiddet, cinsel saldırı, bıçaklı kavga ve trafikteki can kayıplarının toplumdaki güven duygusunu derinden zedelediğini ifade eden İkiz, bu tablonun yalnızca mağdurları değil, herkesi etkisi altına alan ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu kaydetti. Sağlıklı bir toplumun sadece hastalıkların bulunmadığı bir yer anlamına gelmediğini belirten İkiz, insanların korkmadan yaşayabildiği, çocuklarını güvenle büyütebildiği ve kadınların yaşam hakkının korunduğu bir ortamın gerçek sağlığın göstergesi olduğunu söyledi.
Devletin asli görevinin yaşam hakkını korumak olduğunu hatırlatan İkiz, suç işlendikten sonra müdahale etmenin tek başına yeterli olmadığını, asıl meselenin suçu doğmadan engelleyecek sosyal politikaları üretmek olduğunu dile getirdi. Hukukun hızlı, adil ve caydırıcı biçimde çalışmasının önemine değinen İkiz, toplumdaki güvensizlik hissini körükleyen en kritik faktörlerden birinin ise kontrolsüz ve plansız nüfus artışı olduğunu belirtti. Sağlıktan altyapıya kadar her alanı etkileyen bu durumun, kamu yararını gözeten planlı politikalarla ele alınmasının artık kaçınılmaz olduğunu ifade etti.
Ülkeye giriş yapanların yasal statülerinin etkin biçimde izlenmesi ve kayıt dışı kalan kişilere yönelik denetimlerin eksiksiz yapılması gerektiğini vurgulayan İkiz, şiddetin önlenmesinde erken uyarı sistemlerinin şart olduğunu söyledi. Kadınların şiddeti çoğunlukla en yakınlarından gördüğüne dikkat çeken İkiz, risk altındaki kadınların erken tespiti, koruyucu hizmetlere erişimin kolaylaştırılması ve toplumsal farkındalığın artırılmasının hayati olduğunu belirtti. Şiddetin cezasız kalacağı algısının mutlaka kırılması gerektiğini kaydeden İkiz, adalet duygusunun yeniden inşası için suça caydırıcı yaptırımların şart olduğunu sözlerine ekledi.