DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Çeler'den seçim sistemi uyarısı: Halkın güveni politikalarla kazanılır, sistem değişikliğiyle değil

12 Ağustos 2026 65 okunma
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, genel ve yerel seçimlerin aynı gün yapılmasının demokratik hakları fiilen engelleyeceğini savunurken, karma oyun kaldırılmasının seçmeni sandıktan uzaklaştırabileceği uyarısında bulundu.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, katıldığı bir televizyon programında seçim sistemi tartışmalarından ekonomiye, Kıbrıs sorunundan partisinin seçim hazırlıklarına kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yaptı.

Genel ve yerel seçimlerin aynı gün yapılmasına ilişkin tartışmalara değinen Çeler, Bakanlar Kurulu'nun bu konuda tek başına karar veremeyeceğini belirterek sürecin yasal ve demokratik usuller çerçevesinde ilerlemesi gerektiğini vurguladı. İki seçimin aynı anda yapılmasının seçmen açısından ciddi bir yük oluşturacağını ifade eden Çeler, "Daha az gider olacak diye topluma daha fazla stres yükleyemezsiniz. İki seçimi aynı güne koyduğunuzda demokratik bir hakkı da fiilen engelliyorsunuz." dedi.

Karma oyun kaldırılmasına yönelik girişimleri de eleştiren Çeler, TDP'nin bu konuda yaptığı bilimsel çalışmada karma oy kullanan seçmenlere bu seçeneğin kaldırılması halinde nasıl davranacaklarının sorulduğunu ve sandığa gitmeme eğiliminin yüksek çıktığını aktardı. Siyasi partilerin halkın güvenini seçim sistemini değiştirerek değil, ortaya koydukları politikalarla kazanması gerektiğini belirten Çeler, "TDP'ye inanın, TDP'ye güvenin diyorsak bunun karşılığını politikalarımızla vermek zorundayız. İnsanların karma kullanmasını istemiyorsanız onların gönlünden mühür alabilecek siyaseti üreteceksiniz." ifadelerini kullandı. Başbakan Ünal Üstel'in seçim sistemi konusundaki yaklaşımını da eleştiren Çeler, değişiklik girişimlerinin arkasında siyasi kaygılar bulunduğunu ileri sürdü.

Yabancı iş gücü konusuna da değinen Çeler, kendisini "danışmanlık şirketi" olarak tanıtan bir yapı tarafından aranarak ücretsiz şekilde yabancı işçi getirmeyi isteyip istemediğinin sorulduğunu, bu durumu Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkililerine bildirdiğini söyledi. Yabancı ülkelerden getirilen kişilerin bir bölümünün ağır koşullarda çalıştırıldığını veya kayıt dışına düştüğünü belirten Çeler, bunun insan hakları ve kamu güvenliği açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

Kıbrıs sorununa ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çeler, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres'in Kıbrıs ziyaretinin Kıbrıslı Türklerin çözüm sürecinde yeniden özne olabilmesi açısından önemli olduğunu kaydetti. KKTC'deki taşınmaz mallarla ilgili yatırım yapan yabancıların ve iş insanlarının Güney'de tutuklanmasının öngörülebilir olduğunu savunan Çeler, hükümetin uluslararası alanda gerekli diplomatik ve hukuki çalışmaları yapmadığını ileri sürdü. Hükümetin "kısasa kısas" anlayışıyla hareket etmesini eleştiren Çeler, karşılıklı tutuklama söylemlerinin gerilimi artıracağını ve bunun çözüm olmayacağını söyledi.

TDP'nin aday belirleme çalışmalarının hızlandırıldığını ve CTP ile yerel seçimlere ilişkin görüşmelerin ilerleyen haftalarda sonuçlanmasını beklediklerini aktaran Çeler, "Biz başkaları tarafından parlatılan adayların peşinde değiliz. Kendi ışığı olan, topluma hizmet edebilecek, bilgisiyle ve karakteriyle var olabilecek insanlarla yola çıkıyoruz." dedi. Vatandaşlara TDP'yi yakından takip etme ve eleştirme çağrısında bulunan Çeler, "Bizi izleyin, eksiklerimiz varsa eleştirin. Biz de halkın güvenine layık olmaya çalışalım." ifadelerini kullandı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör