DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Çeler'den Üstel'e Sert Çıkış: "Emeklilik Planlarınızı Yapın"

17 Ağustos 2026 123 okunma
TDP Genel Başkanı Zeki Çeler, Başbakan Ünal Üstel'in "kimse UBP'ye hırsız diyemez" sözlerine tepki göstererek, yolsuzluk algısı raporundaki çarpıcı verileri gündeme taşıdı ve Üstel'e emeklilik planı yapmasını önerdi.
Öne Çıkanlar
  • Çeler, Üstel'in "kimse UBP'ye hırsız diyemez" sözüne sosyal medyadan sert yanıt verdi.
  • Yolsuzluk Algısı Raporu'na göre iş insanlarının yüzde 59'u bakanlar düzeyinde yolsuzluk olduğunu düşünüyor.
  • Çeler, Üstel'e "durumun birinci sorumlusu sizsiniz" diyerek emeklilik planı yapmasını önerdi.
  • Çeler, güvenliğin seçim malzemesi değil, hayatın en önemli konusu olduğunu vurguladı.

Toplumcu Demokrasi Partisi Genel Başkanı Zeki Çeler, atanmış Başbakan Ünal Üstel'in geçtiğimiz günlerde sarf ettiği "kimse UBP'ye hırsız diyemez" ifadesine sosyal medya üzerinden yanıt verdi. Çeler, siyasi partilerin tüzel kişilikler olduğunu hatırlatarak, bir partinin insanlar gibi değerlendirilemeyeceğini, insanların hırsız olabileceğini ancak örgütlerin ancak buna yol açan veya göz yuman yapılar olabileceğini vurguladı.

Üstel'in sözlerini "herhalde bizim iktidarımızda insanlar yolsuzluk yapmıyor demek istemişsinizdir" şeklinde yorumlayan Çeler, bu konuda tam ters yönde bir algının bulunduğunu belirtti. "Kuzey Kıbrıs 2025 Yolsuzluk Algısı Raporu"na atıfta bulunan Çeler, ülkede faaliyet gösteren 325 iş insanına "kimler yolsuzluğa karışıyor" sorusunun yöneltildiğini ve katılımcıların yüzde 59'unun Başbakan ve Bakanlar düzeyinde yolsuzluğun çok yaygın olduğunu düşündüğünü aktardı.

Rapordaki diğer verilere de dikkat çeken Çeler, üst kademe memurlar arasında yolsuzluğun yaygın olduğunu düşünenlerin oranının yüzde 62 olduğunu, iş insanlarının yüzde 72'sinin yolsuzluğu ciddi bir sorun olarak gördüğünü ve yüzde 63'ünün yolsuzluğun iş yapmanın önünde büyük bir engel teşkil ettiğini belirttiğini kaydetti. Ayrıca durumun geçen yıla göre arttığını söyleyenlerin oranının yüzde 65 olduğunu ifade etti.

Çeler, Üstel'e hitaben "Durum gerçekten çok kötü ve bunun birinci sorumlusu sizsiniz" diyerek, partiyi ve ona inananları zan altında bırakmaması için bu tür ifadeler kullanmaması gerektiğini söyledi. "Bu saatten sonra yapacağınız en iyi şey emeklilik planlarınızı yapmak olur" diyen Çeler, kendilerine bırakılan yıkıntıyı temizleyip sağlık, eğitim, ekonomi ve altyapıyı uzmanlarla, raporlarla, liyakatla ve katılımcılıkla planlayacaklarını vurguladı.

Çeler ayrıca Üstel'in "ülke güvenliğini seçim malzemesi haline getirmeyeceğiz" sözlerine de yanıt vererek, güvenliğin seçim malzemesi değil, bugün hayatın en önemli konusu olduğunu belirtti. Yaşanan güvenlik sorununu, makroekonomik istikrarsızlığı, sağlık ve eğitimdeki krizleri seçim gündemine taşıdıklarını ifade eden Çeler, seçimleri arsa dağıtma ve menfaat vaadi olarak görenlere inat, vatandaşın gerçek gündemlerini ve çözüm önerilerini tartışmanın merkezine koymaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.

Sık Sorulan Sorular

Yolsuzluk Algısı Raporu'na göre, iş insanlarının yüzde kaçı yolsuzluğu ciddi bir sorun olarak görüyor?
İş insanlarının yüzde 72'si yolsuzluğu ciddi bir sorun olarak görüyor.
Çeler, Üstel'in hangi sözüne tepki gösterdi?
Üstel'in "kimse UBP'ye hırsız diyemez" sözlerine tepki gösterdi.
Rapora göre, katılımcıların yüzde kaçı Başbakan ve Bakanlar düzeyinde yolsuzluğun çok yaygın olduğunu düşünüyor?
Katılımcıların yüzde 59'u Başbakan ve Bakanlar düzeyinde yolsuzluğun çok yaygın olduğunu düşünüyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör