DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

DAÜ-SEN'den Bakan Çavuşoğlu'na Sert Tepki: "Sorunun Kaynağı da Çözümü de Aynı İsim"

19 Ağustos 2026 66 okunma
Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası, üniversitedeki yönetim krizinin sorumlusu olarak Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nu işaret etti ve bugünkü kritik toplantı öncesi uyarılarda bulundu.
Öne Çıkanlar
  • DAÜ-SEN, Eğitim Bakanı Çavuşoğlu'nu yönetim krizinin kaynağı ve çözüm adresi olarak suçladı.
  • Sendika, mevcut VYK yapısının Çavuşoğlu'nun ısrarıyla oluşturulduğunu öne sürdü.
  • Temmuz ayında asistan maaşlarının ödenemediği ve krizin mali yük getirdiği belirtildi.
  • Sendika, emekli maaş sorunlarını üniversiteye gerekçe göstermeyi kabul edilemez buldu.

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), üniversitede süregelen yönetim krizine ilişkin Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'na yönelik ağır eleştiriler yöneltti. Sendika, mevcut Vakıf Yöneticiler Kurulu'nun (VYK) oluşumunda Çavuşoğlu'nun doğrudan sorumluluğu bulunduğunu belirterek, krizin hem kaynağının hem de çözüm adresinin aynı kişi olduğunu vurguladı.

DAÜ-SEN'den yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı dahil çeşitli makamlardan gelen uyarılara rağmen mevcut VYK yapısının Çavuşoğlu'nun ısrarıyla şekillendirildiği öne sürüldü. Sendika, bugün gerçekleştirilecek toplantıya atıfta bulunarak, Bakan Çavuşoğlu'nun tutumunda değişiklik olmadan yönetim krizinin aşılamayacağını ifade etti.

Açıklamada VYK'nın kendi içinde yaşadığı çatışmalar nedeniyle karar üretmekte zorlandığı ve bu durumun üniversiteye doğrudan mali yük getirdiği savunuldu. Temmuz ayında asistan maaşlarının dahi ödenemediğine dikkat çeken sendika, kayıt dönemindeki yönetsel belirsizliklerin öğrenci kayıtlarını ve üniversitenin gelirlerini tehdit ettiğini dile getirdi.

Sendika ayrıca Çavuşoğlu'nun emekli personel maaşlarına ilişkin açıklamalarına da tepki gösterdi. Emeklilerle ilgili yasal düzenlemelerin yapılmasının hükümetin ve Bakanlığın sorumluluğunda olduğunu hatırlatan DAÜ-SEN, kendi görev alanındaki sorunları çözmeyip bunları üniversitenin sürdürülemezliğine gerekçe göstermenin kabul edilemeyeceğini belirtti.

2024 yılında imzalanan protokolün ardından gelinen noktada DAÜ'nün temel sorununun mali tablo olmadığını savunan sendika, asıl meselenin yanlış yönetim tercihleri ve bu tercihlerde ısrar eden siyasi irade olduğunu vurguladı. DAÜ-SEN, bugün Cumhurbaşkanlığı'nda yapılacak toplantıda akıl yolunun hakim olmasını temenni etti.

Sık Sorulan Sorular

DAÜ-SEN, mevcut Vakıf Yöneticiler Kurulu'nun (VYK) oluşumunda Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nu neden doğrudan sorumlu tutuyor?
Çünkü sendika, Cumhurbaşkanı dahil çeşitli makamlardan gelen uyarılara rağmen mevcut VYK yapısının Çavuşoğlu'nun ısrarıyla şekillendirildiğini öne sürüyor.
Sendika, VYK'nın içindeki çatışmaların üniversiteye ne gibi somut zararlar verdiğini belirtiyor?
VYK'nın karar üretmekte zorlandığını, bu durumun üniversiteye mali yük getirdiğini ve Temmuz ayında asistan maaşlarının dahi ödenemediğini savunuyor.
DAÜ-SEN, emekli personel maaşları konusunda Bakan Çavuşoğlu'na hangi eleştiriyi yöneltiyor?
Emeklilerle ilgili yasal düzenlemelerin hükümetin ve Bakanlığın sorumluluğunda olduğunu, bu sorunları çözmeyip üniversitenin sürdürülemezliğine gerekçe göstermenin kabul edilemeyeceğini belirtiyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör