DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

DAÜ-SEN'den Bakana Sert Çağrı: Şikayet Etmeyi Bırak, Yetkini Kullan

24 Ağustos 2026 120 okunma
Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'na sert tepki göstererek sorunları anlatmak yerine çözüm üretmesi gerektiğini vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • DAÜ-SEN, Bakan Çavuşoğlu'nu sorunları çözmek yerine şikayet etmekle suçladı.
  • Sendika, Bakanın kendi imzaladığı protokol ve kararlardan da yakındığını belirtti.
  • DAÜ-SEN, kamuoyunun somut çözüm adımları beklediğini vurguladı.
  • Sendika, Çavuşoğlu'na "Sorun anlatmayı bırakın, çözüm üretin" çağrısı yaptı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu'nun son dönemdeki açıklamalarına yönelik eleştirilerini kamuoyuyla paylaştı. Sendika, Bakan Çavuşoğlu'nun DAÜ başta olmak üzere eğitim alanındaki sıkıntıların sorumluluğunu farklı kesimlere yüklediğini öne sürdü.

Yapılan açıklamada, Çavuşoğlu'nun sendikalardan üniversite yönetimlerine, Vakıf Yöneticiler Kurulu'ndan milletvekillerine kadar geniş bir yelpazedeki aktörlerden şikayetçi olduğu belirtildi. Bakanın yükseköğretim, ortaöğretim ve ilköğretimdeki sorunların yanı sıra geçmiş dönemlerde alınan kararları da eleştirdiği ifade edilirken, kendi imzasının bulunduğu protokoller, toplu iş sözleşmeleri ve hükümet kararları konusunda da yakınmalarını dile getirdiği savunuldu.

DAÜ-SEN, bu noktada Çavuşoğlu'na yönelik olarak "Bütün bu sorunları çözmek için siz ne yaptınız?" sorusunu gündeme getirdi. DAÜ'nün yaşadığı sıkıntıların yeni olmadığına dikkat çeken sendika, bu sorunların çalışanlar, akademisyenler, üniversite yönetimleri, siyasi partiler ve Eğitim Bakanlığı tarafından uzun süredir bilindiğini kaydetti.

Kamuoyunun artık yeni bir sorun listesi değil, somut çözüm adımları beklediğini vurgulayan DAÜ-SEN, çözüm önerilerinin büyük bölümünün 2024 yılında imzalanan protokolde yer aldığını hatırlattı. Sendika, Çavuşoğlu'nun DAÜ'nün geleceğine ilişkin yıllardır kaygılarını dile getirmesinin anlaşılır olduğunu ancak aynı sorunların sürekli gündeme getirilmesine rağmen çözüm üretilmemesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

Açıklamada, "Bir Bakan, kendi imzaladığı protokolden, kendi hükümetinin aldığı kararlardan, kendi Meclisi'nin çıkardığı yasalardan ve içinde görev yaptığı anayasal düzenden sürekli şikayet ediyorsa, kamuoyunun sorması gereken soru şudur: O halde bütün bunları değiştirmek için neden yetkinizi kullanmıyorsunuz?" ifadelerine yer verildi. DAÜ-SEN, açıklamasının sonunda Çavuşoğlu'na doğrudan seslenerek "Sorun anlatmayı bırakın, çözüm üretin" çağrısında bulundu. Sendika, "İyi bakan, herkesten şikayet eden bakan değildir. İyi bakan; sorunları gören, sorumluluğu üstlenen, yetkisini kullanan ve sorunları çözen bakandır. İyi bakan, sorun anlatan değil; sorunu çözen bakandır." sözleriyle açıklamasını tamamladı.

Sık Sorulan Sorular

DAÜ-SEN, Bakan Çavuşoğlu'nun hangi konularda şikayetçi olduğunu öne sürüyor?
Sendika, Bakanın sendikalardan üniversite yönetimlerine, Vakıf Yöneticiler Kurulu'ndan milletvekillerine kadar geniş bir yelpazedeki aktörlerden şikayetçi olduğunu belirtiyor.
DAÜ-SEN, çözüm önerilerinin nerede yer aldığını hatırlatıyor?
Sendika, çözüm önerilerinin büyük bölümünün 2024 yılında imzalanan protokolde yer aldığını hatırlatıyor.
DAÜ-SEN, Bakan Çavuşoğlu'na yönelik hangi somut soruyu gündeme getirdi?
Sendika, "Bütün bu sorunları çözmek için siz ne yaptınız?" sorusunu gündeme getirdi.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör