DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

DAÜ-SEN'den Sert Uyarı: Üniversite Yönetimi Kilitlendi, Siyasete Çözüm Çağrısı

13 Ağustos 2026 95 okunma
Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası, Vakıf Yöneticiler Kurulu'ndaki krizin üniversitenin karar alma mekanizmalarını felç ettiğini belirterek hükümet ve Cumhurbaşkanlığı'na ortak çözüm çağrısı yaptı.

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), Vakıf Yöneticiler Kurulu'nda (VYK) yaşanan son gelişmelerin üniversitenin temel yönetim organlarını çalışamaz duruma getirdiğini açıkladı. Sendika, ortaya çıkan tablonun bir tesadüf olmadığını vurgulayarak sorumluluğun Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu ve hükümetin tercihlerinden kaynaklandığını öne sürdü.

Sendikadan yapılan yazılı açıklamada, VYK Başkanı Şemi Bora'nın danışmanının görevine son verilmesi talebinin bir önergeyle gündeme getirilmek istendiği ancak Bora'nın bu talebi mevzuata aykırı bularak reddettiği belirtildi. Bunun üzerine bazı üyelerin toplantıyı terk ettiği ve toplantı yeter sayısının bir kez daha sağlanamadığı ifade edildi. Açıklamada, mali sorunları çözmek için görevlendirilen VYK üyelerinin, bu sorunları gündeme taşıyan başkan ve danışmanını hedef almasının kabul edilemez olduğu kaydedildi.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın kurulun yapısına ilişkin çekincelerini dile getirmesine rağmen atama yetkisini kullandığına dikkat çekilen açıklamada, "Siyasi makamların kendi aralarında kriz yaşamamasının bedeli araştırma görevlilerine, üniversite çalışanlarına, öğrencilere ve Doğu Akdeniz Üniversitesi'nin geleceğine ödetilemez" ifadelerine yer verildi.

Son iki toplantıda yaşananların basit bir gündem anlaşmazlığı olarak görülemeyeceği vurgulanan açıklamada, Şemi Bora'nın aylardır çeşitli engellemelerle karşı karşıya kaldığı ve istifaya zorlandığı yönünde ciddi bir tablonun oluştuğu savunuldu. DAÜ-SEN ayrıca Rektör Prof. Dr. Hasan Kılıç'ın tutumunu da sorgulayarak, araştırma görevlilerinin ödemeleri ve üniversitenin acil işlemleri konusunda hangi adımların atıldığının kamuoyuna açıklanmasını talep etti.

Açıklamanın sonunda hükümete VYK üyelerinin tutumlarını değerlendirme, Cumhurbaşkanı'na ise üniversitenin yönetilemez hale gelmesine seyirci kalmama çağrısı yapıldı. "Hükümet ve Cumhurbaşkanlığı artık birbirlerini işaret etmek yerine, birlikte oluşturdukları bu yönetim krizini çözmek zorundadır" denilen açıklamada, DAÜ'nün hiç kimsenin kişisel veya siyasi hesaplaşma alanı olmadığı vurgulandı.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör