Deprem Riskine Karşı Bilimsel Hazırlık ve İzleme Ağı Güçlendirilmeli
- YMO, deprem hasarını azaltmak için bilimsel çalışmaların ve gözlem ağının güçlendirilmesini istedi.
- Açıklamada, depremin afete dönüşmesinde insan kararlarının belirleyici olduğu vurgulandı.
- Kıbrıs'ın aktif tektonik yapılar altında olduğu ve sismik hareketliliğin sürdüğü hatırlatıldı.
- YMO, deprem gözlem altyapısının güçlendirilmesi ve aktif fay araştırmalarının sürdürülmesi çağrısı yaptı.
Yerbilim Mühendisleri Odası (YMO), depremlerin yol açtığı hasar ve can kayıplarını en aza indirmenin yolunun bilimsel çalışmaları ilerletmek ve deprem gözlem ağını kuvvetlendirmekten geçtiğini bildirdi. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin yıl dönümü dolayısıyla YMO Yönetim Kurulu adına yapılan yazılı açıklamada, depremin afete dönüşmesinde insan eliyle alınan kararların belirleyici olduğu ifade edildi.
Açıklamada, can ve mal kayıplarının doğru bilgi, sağlam planlama, nitelikli mühendislik uygulamaları ve etkili denetim mekanizmalarıyla önemli ölçüde azaltılabileceğinin altı çizildi. Yapıların dayanıklılığı, zemin özellikleri, yer seçimi, nüfus yoğunluğu ve altyapı durumu gibi faktörlerin bir bütün olarak ele alınması gerektiği belirtilirken, güvenli yerleşim alanları oluşturmanın temel şartlarından birinin üzerinde yaşanılan zeminin ve çevredeki tektonik yapıların doğru şekilde tanınması olduğu kaydedildi.
Kıbrıs'ın aktif tektonik süreçlerin etkisi altında bulunduğu vurgulanan açıklamada, ada çevresindeki Kıbrıs Yayı, Helenik Yay ve Doğu Akdeniz'deki diğer aktif tektonik yapıların tarih boyunca ciddi depremler ürettiği ve günümüzde de sismik hareketliliğini sürdürdüğü hatırlatıldı. Depremin tam zamanının bilimsel yöntemlerle önceden bilinmesinin mümkün olmadığı ancak hangi bölgelerin daha yüksek tehlike altında olduğu, hangi zeminlerin deprem dalgalarını büyütebileceği ve hangi yapıların daha riskli olduğunun bilimsel araştırmalarla tespit edilebileceği dile getirildi.
YMO, ülkedeki deprem tehlikesine yönelik bilimsel çalışmaların geliştirilmesi, deprem gözlem ve izleme altyapısının güçlendirilmesi, mevcut jeolojik ve jeofizik verilerin güncellenmesi ve aktif faylara yönelik araştırmaların sürdürülmesi çağrısında bulundu. Özellikle hastane, okul, kamu binaları ve kritik altyapı tesisleri başta olmak üzere mevcut yapı stokunun deprem güvenliğinin değerlendirilmesine yönelik çalışmaların kapsamının genişletilmesi gerektiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca merkezi yönetim, yerel yönetimler, üniversiteler, meslek odaları, mühendisler, mimarlar ve yapı sektörü arasında iş birliğinin geliştirilmesi, bilimsel bilginin paylaşılması ve alınan kararların süreklilik göstermesinin önem taşıdığı belirtildi.