DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Devlet Çökerken Koltuk Kavgası: Alas'tan Sert Eleştiri

07 Ağustos 2026 37 okunma
Halkın Partisi Genel Sekreteri Turgut Alas, yolsuzluk ve kayırmacılığın devleti işlemez hale getirdiğini belirterek, halk geçim derdindeyken hükümetin koltuk peşinde koştuğunu söyledi.

Halkın Partisi (HP) Genel Sekreteri Turgut Alas, ülke yönetiminde yaşanan çöküşün tek tek olaylarla izah edilemeyeceğini, köklü bir zihniyet dönüşümüne ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Alas, kamu kaynaklarının toplum yararı yerine belirli kesimlere aktarılmasının ve liyakatin yerini siyasi sadakatin almasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. "Yolsuzlukların tavan yaptığı, çıkar ilişkilerinin devlet yönetiminin önüne geçtiği, torpilin liyakatin yerini aldığı bir düzenin içinde boğuluyoruz" ifadelerini kullanan Alas, devletin kişisel veya siyasi çıkarları büyütme aracı olamayacağını, devletin halkın ortak iradesi olduğunu kaydetti.

Ekonomik göstergelerin her geçen gün kötüleştiğine, vatandaşın alım gücünün eridiğine ve gençlerin geleceğini başka ülkelerde aradığına dikkat çeken Alas, "ülkeyi yönettiğini iddia edenlerin 'vatandaşın yanındayız' söylemi, toplumdan ne kadar koptuklarının ispatıdır" dedi. Asayiş ve can güvenliği konusunda toplumda ciddi endişe oluştuğunu belirten Alas, sağlık sisteminin alarm verdiğini, tarım ve üretim politikalarının ülkenin kendi kendine yetme kapasitesini zayıflattığını, eğitim sisteminin geleceği yetiştirmek yerine günü kurtarmaya çalıştığını söyledi.

Yaşananların ortak nedenlerini liyakat yerine sadakat, şeffaflık yerine kapalı kapılar ardında işler, kamu yararı yerine kişisel çıkarlar ve hesap verebilirlik yerine dokunulmazlık anlayışı olarak sıralayan Alas, devlet kadrolarında liyakatin esas alınması, kamu ihalelerinin şeffaflaştırılması ve yolsuzluk iddialarının siyasi kimliğe bakılmaksızın soruşturulması gerektiğini ifade etti.

Alas, siyasetin hesap vermekten korkmaması gerektiğini vurgulayarak, "halkın vergileriyle ayakta duran bir devletin halka hesap vermesi lütuf değil, demokrasinin en temel gereğidir" dedi. Her sorunun üzerinin başka bir gündemle örtülme döneminin sona ermesi gerektiğini belirten Alas, ülkeyi bu hale getirenlerin "vatandaşın yanındayız" söyleminden vazgeçip toplumun üzerinden ellerini çekmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör