DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Ekonomist Kara'dan CTP'nin güvenlik planına sert çıkış: Rakam yok, reçete yok

17 Ağustos 2026 43 okunma
Ekonomist Engin Kara, CTP'nin açıkladığı "Toplum Güvenliği Eylem Planı"nı eleştirerek planda somut veri ve maliyet hesabının bulunmadığını savundu.
Öne Çıkanlar
  • Ekonomist Kara, CTP'nin güvenlik planını "8 başlık, sıfır rakam" diyerek eleştirdi.
  • Planda işgücü kısıtlamasının inşaat maliyetleri ve büyümeye etkisi hesaplanmamış.
  • Kara, işgücü daralmasının fiyat artışları ve emekli maaşı finansmanını olumsuz etkileyeceğini savundu.
  • Kara, nüfus meselesinin ekonomik büyüme ve sektör ihtiyaçlarıyla bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Ekonomist Engin Kara, Cumhuriyetçi Türk Partisi'nin kamuoyuna duyurduğu "Toplum Güvenliği Eylem Planı"na ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Planı "8 başlık, sıfır rakam" ifadesiyle eleştiren Kara, özellikle işgücü girişine yönelik sıkılaştırma önerilerinin inşaat maliyetleri ve ekonomik büyüme üzerindeki olası etkilerinin planda yer almadığını dile getirdi.

Kara, İçişleri Bakanı Dursun Oğuz'un ülkeye kabul edilmeyen kişilere dair sayısal veriler paylaştığını hatırlatarak, CTP'nin planında ise kaç kişinin filtreleneceği, uygulamanın hangi sürede devreye alınacağı ve bunun maliyetinin ne olacağı gibi konularda hiçbir rakamın bulunmadığını vurguladı. Planda öne çıkan "elektronik ön bildirim", "biyometrik kimliklendirme" ve "statü doğrulama" gibi başlıkların da somut bir yol haritası sunmadığını ileri sürdü.

Ülkeye gelen yabancı işgücünün inşaat, hizmet ve tarım sektörlerinde yoğun olarak çalıştığına işaret eden Kara, girişlerin zorlaştırılması durumunda işgücü arzının daralacağını ve bunun fiyat artışlarını tetikleyebileceğini savundu. İşgücündeki azalmanın sosyal sigorta yatırımlarını da olumsuz etkileyebileceğini belirten Kara, bu durumun emekli maaşlarının finansmanı açısından doğuracağı sonuçların mutlaka hesaplanması gerektiğini ifade etti.

Nüfus meselesinin tek başına bir hedef gibi ele alınmaması gerektiğinin altını çizen Kara, ekonomik büyüme, ihtiyaç duyulan işgücü, sektörlerin talepleri ile altyapı, konut, sağlık ve eğitim maliyetlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Kara açıklamasını, "Nüfusu saymak tedavi değil, tahlil. Tahlili yapıp reçete yazmayan doktora gider misiniz?" sözleriyle sürdürdü ve "Kabahat sizde değil aslında. Kabahat sizden plan bekleyende." ifadeleriyle tamamladı.

Sık Sorulan Sorular

CTP'nin "Toplum Güvenliği Eylem Planı"nda kaç ana başlık yer alıyor ve bu başlıklarda hangi somut eksiklikler vurgulanıyor?
Planda 8 ana başlık yer alıyor; ancak Ekonomist Engin Kara'ya göre bu başlıklarda kaç kişinin filtreleneceği, uygulama süresi ve maliyet gibi hiçbir somut rakam bulunmuyor.
İşgücü girişine yönelik sıkılaştırma önerileri hangi sektörleri doğrudan etkileyebilir?
İnşaat, hizmet ve tarım sektörlerini etkileyebilir; çünkü bu sektörlerde yabancı işgücü yoğun olarak çalışıyor.
İşgücü arzının daralması hangi ekonomik ve sosyal sonuçlara yol açabilir?
Fiyat artışlarını tetikleyebilir ve sosyal sigorta yatırımlarını olumsuz etkileyerek emekli maaşlarının finansmanını zorlaştırabilir.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör