DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

EL-SEN'den Kıb-Tek yönetimine sert uyarı: Hapis cezalı personel işe alınırsa şok eylemler başlar

13 Ağustos 2026 73 okunma
Kıb-Tek çalışanları sendikası EL-SEN, iki yıl hapis cezası alan bir personelin Disiplin Kurulu tarafından yeniden işe başlatılması halinde sert eylemler yapacaklarını duyurdu.

Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu Çalışanları Sendikası (EL-SEN), işlediği suçlar nedeniyle iki yıl hapis cezasına çarptırılan bir kurum çalışanı için bugün Disiplin Kurulu'ndan "işe başlama" kararı çıkması durumunda şok eylemler gerçekleştirecekleri uyarısında bulundu. Sendika yöneticileri, Kıb-Tek Genel Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaparak yetkilileri bu karardan vazgeçmeye çağırdı.

EL-SEN Başkanı Ahmet Tuğcu, hapis cezası alan çalışanın işe devam etmesi yönünde bir karar alındığını ve bu kararın bugün okunacağını belirterek, karardan dönülmemesi halinde eylem yapacaklarını ifade etti. Tuğcu, ilgili yasaya göre bir yıldan fazla hapis cezası alan devlet ve kurum çalışanlarının işten atılması gerektiğini hatırlatarak, bu kuralın sendika ile kurum arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmesi'nde de yer aldığını vurguladı. Söz konusu çalışanın işlediği suçlar nedeniyle işten atılacağının kendilerine söylendiğini ancak atılmadığını savunan Tuğcu, "Bu adamın tekrardan işe başlatılması kararı alınıyor ve bugün bu karar kendisine, yüzüne okunacak" dedi.

EL-SEN Genel Sekreteri Hüseyin Peksever ise bahse konu çalışanın "rüşvet, hırsızlık, sahtekarlık, dolandırıcılık, görevi kötüye kullanma, yasa dışı çıkar sağlama" gibi yüz kızartıcı suçlardan iki yıl ceza aldığını ve 13 ay hapis yattığını anlattı. Çalışanın hapisten çıktıktan sonra disiplin sürecinin işletilmediğini belirten Peksever, Ahmet Tuğcu'nun talebi sonrasında Kıb-Tek Genel Müdürü'nün soruşturma memuru atadığını ve soruşturma raporunda konunun disiplin kuruluna sevk edilmesinin istendiğini kaydetti. Peksever, bu kişinin işine devam etmesi yönünde karar alındığı bilgisini aldıklarını söyleyerek, "Kurumda görevini kötüye kullanıp zimmetine para geçirdiği için yargılanan diğer iki kişiyi de mi işe devam ettireceksiniz?" diye sordu.

Kıbrıs Türk İşçi Sendikası (Türk-Sen) Genel Başkanı Arslan Bıçaklı da "hukuk devleti" vurgusu yaparak, bazı makamlara gelen kişilerin kurumları kendi şirketleriymiş gibi yönetemeyeceğini söyledi. Kamu Görevlileri Yasası'nda hangi suçları işleyenlerin kamu görevinde çalışamayacağının açık şekilde yazdığını belirten Bıçaklı, "Burası bir hukuk devletidir. Herkes, hepimiz yasalara, kurallara uyacağız. Bu tartışma konusu değil" ifadelerini kullandı.

Kıbrıs Türk Amme Memurları Sendikası (KTAMS) Başkanı Güven Bengihan ise mevcut yönetimdeki zihniyetin yasadışı kararlar almasına şaşırmadığını dile getirerek, hükümet partilerini yandaşlarını koruyarak yüz kızartıcı suçları affetmeye çalışmakla suçladı. Bengihan, bu kişinin işe başlatılması halinde bu suçların normalleştirileceğini ve insanların suça motive edileceğini ileri sürdü. İdarenin işe başlatma kararı alsa da bu kararın hukuka aykırı olacağını kaydeden Bengihan, idari işlemin hukuk yoluyla düşürüleceğini söyledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör