DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Ergun Olgun'dan Sert Uyarı: Akdeniz Kurtlar Sofrası, Cephe Sıkı Tutulmalı

27 Ağustos 2026 67 okunma
Eski Başmüzakereci Ergun Olgun, Cumhurbaşkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı arasındaki koordinasyon eksikliğine dikkat çekerken, Doğu Akdeniz'deki güç mücadelesine karşı Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının ortak politika üretmesi gerektiğini vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Ergun Olgun, Cumhurbaşkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı arasında koordinasyon sorunu olduğunu savundu.
  • Olgun, Erhürman'ın ikna kabiliyeti ve sabrının müzakere masasında olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
  • BM'nin Kıbrıs'ta somut başarı elde edemediğini, "umut pompalayarak" varlığını sürdürdüğünü belirtti.
  • Olgun, Akdeniz'i "kurtlar sofrası" olarak nitelendirip Kıbrıs'taki cephenin sıkı tutulması gerektiğini vurguladı.

Kıbrıs TV'de konuşan Eski Başmüzakereci Ergun Olgun, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın kişisel özelliklerini değerlendirirken, müzakere sürecinde Cumhurbaşkanlığı makamı ile KKTC Dışişleri Bakanlığı arasındaki koordinasyon sorununa işaret etti. Olgun, Erhürman'ın ikna kabiliyeti yüksek ve sabırlı bir siyasetçi olduğunu belirtmekle birlikte, bu niteliklerin müzakere masasında olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Olgun'un en dikkat çeken çıkışı ise devlet kurumları arasındaki ilişkiye yönelik oldu. Cumhurbaşkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı arasında yeterli koordinasyon bulunmadığını savunan Olgun, "Bu devlet içerisinde olabilecek bir şey değil. Bunun muhakkak surette bir yolunun bulunmasına ihtiyacı var" ifadelerini kullandı. Bu sözler, Kıbrıs sorununda yeni bir diplomatik hareketlilik yaşanırken kurumlar arası politika ve koordinasyon tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.

Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs sorunundaki rolüne de değinen Olgun, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in yılsonunda görev süresinin dolacağını hatırlatarak, adadaki kişisel temsilcinin durumunun da belirsizleşeceğini söyledi. BM'nin bugüne kadar somut bir başarı elde edemediğini ileri süren Olgun, "Umut pompalayarak buradaki varlıklarını sürdürüyorlar" değerlendirmesinde bulundu.

Olgun, Kıbrıs sorununu bölgesel güvenlik dengeleri üzerinden de ele aldı. Türkiye'nin İsrail kaynaklı gelişmeler ve Suriye meselesiyle karşı karşıya olduğunu belirten Olgun, "Kıbrıs'taki cephenin sıkı tutulması lazım. Akdeniz bir kurtlar sofrası. Sopanız olmazsa açıkta kalırsınız" diyerek Türkiye ile Kıbrıs Türk tarafının ortak politika üretmesi gerektiğini vurguladı. Kıbrıs Türk halkının yalnızca Türkiye'den güvenlik bekleyen bir konumda değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Olgun, ilişkinin karşılıklı sorumluluklar temelinde görülmesi gerektiğini ifade etti.

Sık Sorulan Sorular

Ergun Olgun, Cumhurbaşkanlığı ile Dışişleri Bakanlığı arasındaki koordinasyon eksikliğinin neden devlet içinde kabul edilemez olduğunu söyledi?
Olgun, bu durumun devlet içerisinde olabilecek bir şey olmadığını ve mutlaka bir çözüm yolu bulunması gerektiğini belirtti.
Ergun Olgun, Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs sorunundaki rolünü nasıl değerlendirdi?
Olgun, BM'nin bugüne kadar somut bir başarı elde edemediğini ve "umut pompalayarak" adadaki varlığını sürdürdüğünü ileri sürdü.
Ergun Olgun, Doğu Akdeniz'deki güç mücadelesine karşı hangi önlemi önerdi?
Olgun, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafının ortak politika üretmesi gerektiğini ve Kıbrıs'taki cephenin sıkı tutulması gerektiğini vurguladı.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör