Erhürman’ın sessizliği endişe yarattı: YKP’den sert eleştiri
Yeni Kıbrıs Partisi (YKP) Sekreteryası, Cevdet Yılmaz’ın Kıbrıs’ın kuzeyine yaptığı ziyaret kapsamında imzalanan “Doğal Gaz Boru Hattı Mutabakat Zaptı” ve sonrasındaki gelişmeleri mercek altına aldı. Parti, bu anlaşmanın adanın kuzeyini Türkiye’ye daha da bağlayan bir adım olduğunu savundu.
Parti tarafından yapılan yazılı açıklamada, atanmış Başbakan Ünal Üstel’in “Ne Avrupa vardır engel olacak ne de güney” sözlerine dikkat çekildi. YKP, bu ifadelerin Kıbrıs’ın kuzeyini bir toplum olmaktan çıkarıp Türkiye’nin bir vilayeti olarak ilan etmek anlamına geldiğini belirtti. Açıklamada, “Bu mutabakat zaptının imza sürecinde Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ve alt yönetimin sessizliği ayrıca kaygı vericidir. Sandıkta değişim dediğini düşünen seçmen, aynı vesayet mekanizmasının aynı biçimde işlemeye devam ettiğini görmüştür” ifadeleri kullanıldı.
YKP, Cevdet Yılmaz, Alparslan Bayraktar ve Ünal Üstel’in katılımıyla imzalanan Anamur-Teknecik Doğalgaz Boru Hattı Mutabakat Zaptı’nın, Yılmaz’ın “TC ile KKTC arasındaki bağlantısallığı perçinliyoruz” sözüyle birlikte, partinin yıllardır dile getirdiği endişeleri doğruladığını ifade etti. Anlaşmanın eşit koşullarda yapılan bir uluslararası antlaşma olmadığını, aksine alt yönetimin daha da ilhak edilmesinin bir aracı olduğunu vurguladı.
Açıklamanın devamında, elektrikten iletişime, mali politikadan vatandaşlık düzenlemelerine kadar birçok alanda kararların Ankara’da alınıp Lefkoşa’ya talimat olarak iletildiği belirtildi. 101 kilometrelik boru hattının teknik bir yatırım olmadığı, adanın kuzeyindeki enerji varlığının tamamen tek bir devletin denetimine bırakılması anlamına geldiği kaydedildi. YKP, Bayraktar’ın “KKTC net ihracatçı konuma gelebilecek” söyleminin ise bu tek taraflı bağımlılığı gizlemeye çalışan bir retorik olduğunu savundu.
Parti, Üstel’in sözlerini büyük bir gafla olarak nitelendirirken, adanın Türkiye’nin dağıtım hattı değil, Kıbrıslı Türkler ve Rumların ortak coğrafyası olduğunu hatırlattı. Açıklamada, “Ne Avrupa ne güney” söylemiyle adanın kaynaklarını Türkiye’nin arka bahçesi ilan edenlerin, Kıbrıslı Türklerin siyasi varlığını bizzat çürüttüğü ifade edildi. YKP, enerji güvenliğinin iki toplumun ortak sorunu olduğunu ve bu sorunun iki toplumlu güven artırıcı önlemlerle çözülmesi gerektiğini belirterek, “Tayyip elini yakamızdan çek!” çağrısında bulundu.