DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Ertuğruloğlu'ndan Sert Çıkış: "Sorunun Ne Olduğunda Anlaşamazsak, Çözüm İradesi Boş Laf"

12 Ağustos 2026 106 okunma
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs müzakerelerinde tıkanıklığın temel sebebinin tarafların sorunu farklı tanımlaması olduğunu vurguladı. Ortak bir sorun tarifi olmadan sergilenen çözüm iradesinin hiçbir anlam ifade etmeyeceğini belirtti.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs sorununa ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, yıllardır süren müzakere sürecinden sonuç alınamamasının altında yatan gerçekliğe dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın Kıbrıs Türk halkının çözüm iradesine sahip olduğu yönündeki söylemlerine katıldığını ifade eden Ertuğruloğlu, Güney Kıbrıs liderinin de kendi toplumu adına benzer beyanlarda bulunduğunu hatırlattı.

Ertuğruloğlu, her iki tarafın da çözüm istediğini söylemesine rağmen ortada somut bir ilerleme olmamasını sorgulayarak, meselenin özünde bir tanım karmaşası yattığını savundu. Bakan, "Bir tarafın 'çözüm' olarak gördüğünü, diğer taraf 'sorun' olarak tanımlamaktadır" diyerek, bu temel anlaşmazlığın süreci kilitlediğini belirtti.

Uluslararası aktörlere yönelik eleştirilerini de sıralayan Ertuğruloğlu, sorunun kaynağında yer alan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ve bu sorunu derinleştirdiğini öne sürdüğü Avrupa Birliği'nden medet ummanın beyhude bir çaba olduğunu dile getirdi. Kıbrıs'taki temel meselenin bir statü sorunu olduğunun altını çizen Ertuğruloğlu, Rum kesiminin "devlet", Kıbrıs Türk tarafının ise bu devletin altında bir "toplum" olarak görülmesi anlayışı devam ettiği müddetçe çözüm beklemenin gerçekçi olmadığını kaydetti.

Mevcut koşulların çözümü imkansız kıldığını ve sorunu adeta canlı tuttuğunu ifade eden Ertuğruloğlu, açıklamasını net bir dille sonlandırdı. Sorunun tanımı üzerinde ortak bir anlayışa varılmadığı sürece, tarafların çözüm iradesi beyanlarının kıymet taşımayacağını vurgulayan Bakan, bu çerçevenin dışındaki tüm yaklaşımların zaman ve statü kaybından ibaret olduğunu sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör