DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Eski Müsteşardan Kritik Analiz: Guterres'in Kıbrıs Ziyaretinin Perde Arkasında Doğu Akdeniz Gerilimi Var

04 Ağustos 2026 103 okunma
Eski müsteşar Şahap Aşıkoğlu, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyaretini değerlendirdi. Aşıkoğlu'na göre bu ziyaretin asıl odağı Kıbrıs sorununa çözüm bulmaktan ziyade, Doğu Akdeniz'de tırmanan jeopolitik risklere dikkat çekmek.

Eski müsteşar Şahap Aşıkoğlu, son altı aydır Kıbrıs'ın artık sadece Kıbrıs sorunu çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları, deniz yetki alanları, uluslararası ticaret yolları ve güvenlik konularının adayı jeopolitik bir merkez haline getirdiğini belirten Aşıkoğlu, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in ziyaretini de bu bağlamda yorumladı.

Aşıkoğlu, adada Guterres'in ziyaretini zorunlu kılacak ortak bir çözüm zemini veya güçlü bir siyasi iradenin bulunmadığını savundu. Ona göre Genel Sekreter'in ziyaretinin temel mesajı, çözümsüz Kıbrıs sorununun artık yalnızca iki toplum arasındaki bir anlaşmazlık olmaktan çıktığı yönünde. Guterres'in asıl olarak Doğu Akdeniz'de büyüyen jeopolitik risklere işaret ettiğini ifade eden Aşıkoğlu, Türkiye-İsrail rekabeti, Türkiye-AB ilişkileri ve bölgesel askeri dengelerin Kıbrıs üzerinden yeni kırılganlıklar yaratabileceği uyarısında bulunduğunu aktardı.

Guterres'in önce Şam'a ardından Lefkoşa'ya gelmesini de aynı jeopolitik çerçevede değerlendiren Aşıkoğlu, NATO'nun güney kanadında Türkiye-İsrail geriliminin giderek tırmandığını ve Genel Sekreter'in asıl motivasyonunun bu gelişmeler olduğunu düşündüğünü söyledi. Ziyaretin diplomatik açıdan önemli ancak sınırlı bir ilerleme sağladığını belirten Aşıkoğlu, Guterres'in görev süresinin son döneminde Doğu Akdeniz'deki yükselen gerilimi Kıbrıs üzerinden yumuşatmaya çalıştığını ileri sürdü.

Aşıkoğlu, Guterres'in New York'taki açıklamalarına da atıfta bulunarak, Kıbrıs'ta çözüm arayışını acil hale getiren unsurun yalnızca adanın iç dinamikleri değil, hızla değişen bölgesel güvenlik ortamı olduğunu dile getirdi. Sürecin bundan sonraki aşamasına ilişkin olarak ise önceliğin NATO'nun güney kanadındaki güvenlik mimarisinin yeniden şekillendirilmesi olacağını düşündüğünü ifade etti. ABD açısından İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs hattı ile Türkiye'nin stratejik konumunun ayrı dosyalar halinde ele alınacağını savunan Aşıkoğlu, Suriye, ticaret yolları, enerji ve deniz güvenliği gibi başlıklarda belirli uzlaşılar sağlandıktan sonra Kıbrıs dosyasının daha güçlü biçimde gündeme geleceğini öngördü.

Önümüzdeki yaklaşık 18 aylık süreç için dört temel senaryo öngören Aşıkoğlu, bunları mevcut statükonun güncellenmesi, Türkiye'nin bazı enerji ve güvenlik mekanizmalarına entegre edilmesi, bölgesel bloklaşmanın sertleşmesi ve kapsamlı bir Kıbrıs çözümü olarak sıraladı. Son seçeneğin mevcut koşullarda neredeyse yok denecek kadar zayıf bir ihtimal olduğunu vurguladı. Değerlendirmesinin sonunda Türkiye'nin Doğu Akdeniz denkleminde dışlanamayacak kadar önemli bir aktör olduğunu belirten Aşıkoğlu, Kıbrıs Türk tarafı açısından temel ölçütün ise siyasi eşitlik, enerji kaynaklarında ortak haklar ve karar alma mekanizmalarında gerçek güç paylaşımı olması gerektiğini sözlerine ekledi.

gufi_note_title

gufi_note_p1

gufi_note_p2

gufi_note_p3

— Editör