DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Eski Yargıç Reynar'dan Sert Uyarı: Tüzüklerle Mahkeme Kararları By-Pass Ediliyor

03 Ağustos 2026 112 okunma
Kıdemli eski Yargıç Tacan Reynar, Cezaevi Disiplin Tüzüğü'nde yapılan değişiklikle mahkeme kararlarının sonuçlarının idarenin takdirine bırakıldığını belirterek, bunun hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu söyledi ve düzenlemenin geri çekilmesini istedi.

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Hukuk ve Mevzuat Geliştirme Sekreteri Tacan Reynar, hükümetin yasama yetkisi yerine tüzükleri kullanmayı alışkanlık haline getirdiğini öne sürdü. Cezaevi Disiplin Tüzüğü'ndeki son değişikliğe dikkat çeken Reynar, bunun yargı kararlarının sonuçlarını idarenin takdirine bırakan tehlikeli bir adım olduğunu ifade etti.

Reynar, meselenin hükümlülerin iyi halinin ödüllendirilmesi olmadığını vurguladı. Bağımsız mahkemelerin delilleri değerlendirerek, suçun ağırlığı ve kamu yararını gözeterek uzun bir sürecin sonunda hüküm kurduğunu hatırlatan Reynar, bu cezaların fiilen değiştirilmesine yol açabilecek geniş bir yetkinin siyasi iradenin atadığı idari makamlara bırakılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Bu durumun mahkeme kararlarının ağırlığını ve saygınlığını zayıflattığını savundu.

Bilgi Edinme Yasası kapsamında İçişleri Bakanlığı'ndan aldığı resmi yanıtı da paylaşan Reynar, 15 Temmuz 2021 ile 17 Temmuz 2026 tarihleri arasında bin 433 hükümlünün Şartlı Tahliye Kurulu kararıyla tahliye edildiğinin ortaya çıktığını açıkladı. Bu verinin, mevcut mekanizmanın zaten aktif olarak işletildiğini gösterdiğini, dolayısıyla idarenin takdir yetkisini daha da genişletecek yeni düzenlemelere ihtiyaç olmadığını dile getirdi.

İnfaz rejiminin yasalar yerine tüzüklerle ve siyasi tercihlerle şekillendirildiğini iddia eden Reynar, ceza hukukunda temel ilkenin yasallık olduğunu vurguladı. Mahkemenin takdir yetkisini kullanan idari mekanizmalar oluşturulmasının kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olduğunu belirten Reynar, kararların etkin yargısal denetime tabi olmamasının keyfiliğe açık bir yapı oluşturduğunu söyledi.

Reynar, Şartlı Tahliye Kurulu'nun yapısının da siyasi etkiden uzak, ağırlıklı olarak hukukçulardan oluşan bağımsız bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Toplumun ihtiyacının mahkemeleri etkisizleştiren yeni idari yetkiler değil, şeffaf ve öngörülebilir bir ceza adaleti sistemi olduğunu kaydeden Reynar, UBP-DP-YDP Hükümeti'ne söz konusu tüzük değişikliğini derhal geri çekme çağrısında bulundu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör