Feribot Faciasının Ardından Sert Uyarı: Uyarılar Görmezden Gelindiğinde Facialar Kaçınılmaz Olur
- Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, feribot faciasının tüm yönleriyle aydınlatılmasını istedi.
- Facia öncesi denetim, izin, gözetim ve kontrol süreçlerinin ortaya çıkarılması talep edildi.
- Daha önceki yolcu şikayetlerinin incelenip incelenmediği soruldu.
- Üredi, uyarıların görmezden gelinmesinin facialara yol açtığını vurguladı.
Kıbrıs Türk Kamu, Ulaştırma, Haberleşme, Bilişim Teknolojileri ve Telekomünikasyon Çalışanları Sendikası (Tel-Sen) Başkanı Hakan Üredi, yaşanan feribot faciasının ardından yazılı bir açıklama yaparak olayın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısında bulundu. Hayatını kaybedenler için Allah'tan rahmet, ailelerine sabır ve başsağlığı dileyen Üredi, yaralıların bir an önce sağlığına kavuşmasını temenni etti. Arama kurtarma ekiplerine kolaylıklar dileyen Üredi, henüz ulaşılamayan kişilerden gelecek iyi haberleri umutla beklediklerini ifade etti.
Üredi, facianın ardından yalnızca "Ne oldu?" sorusunun değil, "Bu olayın yaşanmaması için ne yapılmıştı?" sorusunun da yanıtlanması gerektiğini belirtti. Kamuoyunun açık, şeffaf ve tatmin edici biçimde bilgilendirilmesinin şart olduğunu vurgulayan Üredi, facia öncesindeki denetim, izin, gözetim ve kontrol süreçlerinin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasını istedi. Geminin teknik kontrolleri, seyre elverişlilik belgeleri, denetim süreçleri, bakım geçmişi, izin kararları ve hava koşullarının değerlendirilmesi gibi başlıkların aydınlatılması gerektiğini kaydetti.
Sendika Başkanı, facianın ardından söz konusu firmaya yönelik daha önce dile getirilen yolcu şikayetlerinin ilgili kurumların bilgisine ulaşıp ulaşmadığının ve ulaştıysa bu şikayetlerin incelenip incelenmediğinin, firma hakkında denetim başlatılıp başlatılmadığının, açıklama veya düzeltici işlem talep edilip edilmediğinin, yapılan denetimlerde eksiklik bulunup bulunmadığının ve varsa bunların giderilip giderilmediğinin yanıtlanması gereken önemli konular olduğunu belirtti. Deniz ulaşımı gibi doğrudan insan hayatını ilgilendiren bir alanda tekrar eden şikayetlerin yalnızca "yorum" olarak görülmemesi ve bir erken uyarı mekanizması olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
"Facialar yalnızca meydana geldikleri anda değil, öncesindeki uyarılar görmezden gelindiğinde de başlar" diyen Üredi, devletin ve ilgili bakanlığın sorumluluğunun bir facia meydana geldikten sonra soruşturma başlatmakla sınırlı olmadığını dile getirdi. Asıl sorumluluğun insan hayatını koruyacak denetim, izin ve güvenlik mekanizmalarının zamanında, eksiksiz ve etkin biçimde işletilmesini sağlamak olduğunu vurgulayan Üredi, tüm prosedürlerin eksiksiz uygulanmışsa bunun belgeleriyle birlikte kamuoyuna açıklanmasını istedi. Sistemde bir eksiklik, denetim zafiyeti, ihmal veya kusur varsa bunun da hiçbir ayrım gözetilmeksizin ortaya çıkarılmasını ve sorumluların hesap vermesini talep etti.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı'nın görev alanındaki denetim, izin, gözetim ve kontrol süreçlerinin tüm belgeleriyle kamuoyuna açıklanmasını da isteyen Üredi, "Makamlar geçicidir, kaybedilen insan hayatları geri getirilemez" ifadesini kullandı. Olayın yalnızca "kaza" denilerek geçiştirilmesine, sorumluluğun belirsiz bırakılmasına veya gerçeklerin üzerinin örtülmesine karşı olduklarını dile getiren Üredi, siyasi ve idari sorumluluğun da sorgulanması gerektiğini kaydetti.