DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Fiber Altyapı Protokolünde Şeffaflık Talebi: Tel-Sen'den Sert Uyarı

24 Ağustos 2026 108 okunma
Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, KKTC'deki fiber optik altyapı yatırımına ilkesel olarak karşı olmadıklarını ancak imzalanan ek protokolün içeriğinin kamuoyuyla paylaşılması ve fizibilite raporunun açıklanması gerektiğini vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Tel-Sen, 19 Ağustos'ta imzalanan ek protokolün içeriğinin kendilerine ulaşmadığını belirtti.
  • Üredi, fiber yatırımının maliyet kalemlerinin ve fizibilite raporunun kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.
  • İtirazların Türk Telekom'a değil, protokolle tanınan yetki ve imtiyazlara yönelik olduğu vurgulandı.
  • Üredi, protokolün sil baştan yapılması ve sürece tüm paydaşların dahil edilmesi gerektiğini savundu.

Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, fiber optik altyapı yatırımının kendisine değil, bu yatırımın hangi koşullarda yapılacağına, kamu altyapısının geleceğine ve protokolle verilen yetkilere itiraz ettiklerini belirtti. Üredi, 19 Ağustos'ta imzalanan ek protokolün içeriğinin sendikalarına ulaşmadığını söyleyerek, yaklaşık bir yıldır talep ettikleri fizibilite raporunun kamuoyuyla paylaşılması çağrısında bulundu.

Fiber teknolojisinin KKTC'ye gelip gelmemesi üzerinden yürütülen tartışmaya karşı çıkan Üredi, "Fiber gelsin; ancak hangi şartlarla geldiğini de herkes bilsin" ifadelerini kullandı. Esas tartışılması gereken konuların yatırım modeli, altyapı üzerindeki yetki, kamu kaynaklarının kullanımı ve sektördeki rekabet koşulları olduğunu dile getiren Üredi, kamuoyunda 100 milyon dolar, 120 milyon dolar ve 65 milyon dolar gibi farklı rakamların gündeme geldiğine dikkat çekti. "Fizibilite yok önümde. 65'i neye veriyorum ben?" diyerek yatırımın maliyet kalemlerinin açıklanmasını istedi.

Türk Telekom'un KKTC'de yatırım yapmasına karşı olmadıklarını vurgulayan Üredi, itirazlarının şirkete değil protokol kapsamında tanınan yetki ve imtiyazlara yönelik olduğunu ifade etti. Yerel internet servis sağlayıcılarının da eşit rekabet koşullarına sahip olması gerektiğini savunan Üredi, fiber altyapının yalnızca hızlı internet meselesi olmadığını; veri güvenliği, kamusal denetim ve stratejik altyapı açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Telekomünikasyon Dairesi'nin gelirlerinden kaynak ayrılarak fiber altyapının KKTC tarafından da aşamalı şekilde kurulabileceğini savunan Üredi, ilk etapta 10-15 milyon dolarlık kaynakla yatırımın başlatılabileceğini ileri sürdü. Sürece ilgili bakanlıklar, Telekomünikasyon Dairesi, sendikalar, internet servis sağlayıcıları, ekonomik örgütler ve üniversitelerin dahil edilmesini isteyen Üredi, mevcut protokolün yeniden ele alınması gerektiğini söyledi. "Bu protokolün sil baştan yapılması lazım. Çünkü bu imtiyazlar bu şekilde olmaz" diyen Üredi, 19 Ağustos'ta imzalanan ek protokol ile fizibilite raporunun kamuoyuna açıklanması çağrısını yineledi.

Sık Sorulan Sorular

19 Ağustos'ta imzalanan ek protokolün içeriği neden sendikalarla paylaşılmadı?
Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, ek protokolün içeriğinin sendikalarına ulaşmadığını belirtti; ancak haberde bunun nedeni açıklanmıyor.
Fizibilite raporu hangi tarihten beri talep ediliyor?
Tel-Sen, yaklaşık bir yıldır fizibilite raporunun kamuoyuyla paylaşılmasını talep ediyor.
Türk Telekom'un KKTC'de yatırım yapmasına karşı olmadıklarını belirten Tel-Sen'in itirazı neye yönelik?
Tel-Sen'in itirazı, Türk Telekom şirketine değil, protokol kapsamında tanınan yetki ve imtiyazlara yönelik.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör