Fiber optikte 25 yıllık yol haritası: 831 milyon dolarlık gelir projeksiyonu ve rekabet kaygıları masada
- Ağustos'ta Türkiye ile fiber optik altyapı için ek protokol imzalandı.
- yıllık modelde yatırımcı için 831 milyon dolar gelir, 353 milyon dolar fark öngörülüyor.
- İnternet Servis Sağlayıcıları Birliği, tekelleşme ve marj sıkıştırması riskine karşı yazılı güvence istiyor.
- Tel-Sen, protokolün tam metninin kamuoyuyla paylaşılmasını talep ediyor.
KKTC'nin fiber optik altyapıya geçiş sürecinde 25 yıllık model etrafındaki tartışmalar sürerken, 19 Ağustos'ta Türkiye ile ek protokol imzalandı. Hükümet, proje kapsamında 2027 yılına kadar fiber altyapının hane ve işyerlerine ulaştırılmasını hedefliyor. Ancak ekonomik modelin sürdürülebilirliği ve sektörde oluşacak rekabet ortamına ilişkin belirsizlikler giderilmiş değil.
Maliye Bakanlığı'nın hazırladığı 25 yıllık finansal modele göre yatırımcının 831 milyon dolar gelir, 477 milyon dolar gider ve 353 milyon dolar gelir-gider farkı oluşturması bekleniyor. Devletin ise ciro payı, kiralık devre ve kurumlar vergisi kalemlerinden toplam 183,5 milyon dolar gelir elde etmesi öngörülüyor. Bakanlık yetkilileri bu rakamların garanti değil, yalnızca projeksiyon niteliği taşıdığının altını çiziyor.
İnternet Servis Sağlayıcıları Birliği, fiber altyapı yatırımına karşı olmadıklarını ancak aynı yatırımcının hem altyapıyı kontrol etmesi hem de perakende pazara girmesinin tekelleşme ve "marj sıkıştırması" riski doğurabileceğini savunuyor. Birlik, bağımsız servis sağlayıcıların piyasadan dışlanmaması için rekabet koşullarının yazılı güvence altına alınmasını talep ediyor.
Ek protokolün imzalanmasının ardından Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, sektör paydaşlarının süreç hakkında bilgilendirilmediğini belirterek protokolün tam metninin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Tel-Sen daha önce de Telekomünikasyon Dairesi'nin stratejik konumunun ve sektörde çalışan yaklaşık 1500 kişinin geleceğinin korunması gerektiğine dikkat çekmişti. Onay yasasının Anayasa Mahkemesi'ne taşınmış olması da göz önünde bulundurulduğunda, KKTC hızlı internete kavuşurken 25 yıllık ekonomik ve sektörel yükümlülüklerin tamamının kamuoyu tarafından bilinip bilinmediği sorusu güncelliğini koruyor.