DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Fiber optikte 25 yıllık yol haritası: 831 milyon dolarlık gelir projeksiyonu ve rekabet kaygıları masada

20 Ağustos 2026 121 okunma
KKTC'nin fiber optik altyapı dönüşümünde Türkiye ile imzalanan ek protokol sonrası ekonomik model ve sektördeki rekabet koşulları tartışılmaya devam ediyor. Maliye Bakanlığı'nın projeksiyonlarına göre yatırımcının 25 yılda 831 milyon dolar gelir elde etmesi öngörülürken, İnternet Servis Sağlayıcıları Birliği tekelleşme riskine dikkat çekiyor.
Öne Çıkanlar
  • Ağustos'ta Türkiye ile fiber optik altyapı için ek protokol imzalandı.
  • yıllık modelde yatırımcı için 831 milyon dolar gelir, 353 milyon dolar fark öngörülüyor.
  • İnternet Servis Sağlayıcıları Birliği, tekelleşme ve marj sıkıştırması riskine karşı yazılı güvence istiyor.
  • Tel-Sen, protokolün tam metninin kamuoyuyla paylaşılmasını talep ediyor.

KKTC'nin fiber optik altyapıya geçiş sürecinde 25 yıllık model etrafındaki tartışmalar sürerken, 19 Ağustos'ta Türkiye ile ek protokol imzalandı. Hükümet, proje kapsamında 2027 yılına kadar fiber altyapının hane ve işyerlerine ulaştırılmasını hedefliyor. Ancak ekonomik modelin sürdürülebilirliği ve sektörde oluşacak rekabet ortamına ilişkin belirsizlikler giderilmiş değil.

Maliye Bakanlığı'nın hazırladığı 25 yıllık finansal modele göre yatırımcının 831 milyon dolar gelir, 477 milyon dolar gider ve 353 milyon dolar gelir-gider farkı oluşturması bekleniyor. Devletin ise ciro payı, kiralık devre ve kurumlar vergisi kalemlerinden toplam 183,5 milyon dolar gelir elde etmesi öngörülüyor. Bakanlık yetkilileri bu rakamların garanti değil, yalnızca projeksiyon niteliği taşıdığının altını çiziyor.

İnternet Servis Sağlayıcıları Birliği, fiber altyapı yatırımına karşı olmadıklarını ancak aynı yatırımcının hem altyapıyı kontrol etmesi hem de perakende pazara girmesinin tekelleşme ve "marj sıkıştırması" riski doğurabileceğini savunuyor. Birlik, bağımsız servis sağlayıcıların piyasadan dışlanmaması için rekabet koşullarının yazılı güvence altına alınmasını talep ediyor.

Ek protokolün imzalanmasının ardından Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi, sektör paydaşlarının süreç hakkında bilgilendirilmediğini belirterek protokolün tam metninin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi. Tel-Sen daha önce de Telekomünikasyon Dairesi'nin stratejik konumunun ve sektörde çalışan yaklaşık 1500 kişinin geleceğinin korunması gerektiğine dikkat çekmişti. Onay yasasının Anayasa Mahkemesi'ne taşınmış olması da göz önünde bulundurulduğunda, KKTC hızlı internete kavuşurken 25 yıllık ekonomik ve sektörel yükümlülüklerin tamamının kamuoyu tarafından bilinip bilinmediği sorusu güncelliğini koruyor.

Sık Sorulan Sorular

25 yıllık modelde yatırımcının elde etmesi beklenen toplam gelir ve gider farkı ne kadardır?
Yatırımcının 831 milyon dolar gelir, 477 milyon dolar gider ve 353 milyon dolar gelir-gider farkı oluşturması bekleniyor.
İnternet Servis Sağlayıcıları Birliği'nin tekelleşme riski olarak gördüğü temel endişe nedir?
Aynı yatırımcının hem altyapıyı kontrol etmesi hem de perakende pazara girmesinin tekelleşme ve "marj sıkıştırması" riski doğurabileceğidir.
Tel-Sen Başkanı Hakan Üredi'nin ek protokolle ilgili talebi nedir?
Sektör paydaşlarının süreç hakkında bilgilendirilmediğini belirterek protokolün tam metninin kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör