DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Güney Kıbrıs'ta iş yerinde cinsel taciz oranı AB ortalamasının üzerinde

04 Eylül 2026 113 okunma
Güney Kıbrıs'ta kadınların yüzde 39,9'u iş yerinde en az bir kez cinsel tacize uğradığını belirtirken, bu oran Avrupa Birliği genelinde yüzde 32,5 olarak kaydedildi.
Öne Çıkanlar
  • Güney Kıbrıs'ta her 10 kadından 4'ü iş hayatında cinsel tacize uğruyor.
  • Bu oran AB ortalamasının belirgin şekilde üzerinde.
  • Tacizlerin yüzde 90'ında fail erkek, yüzde 58'inde iş arkadaşı.
  • Kadınların yüzde 37,5'i dijital araçsız, yüzde 13'ü internet üzerinden tacize maruz kaldı.

Avrupa Parlamentosu Araştırma Birimi'nin verilerine göre, Güney Kıbrıs'ta her 10 kadından 4'ü çalışma hayatında cinsel tacizle karşı karşıya kalıyor. Bu oran, bölgedeki sorunun AB ortalamasının belirgin şekilde üzerinde olduğunu ortaya koyuyor.

Araştırmaya katılan kadınların yüzde 13'ü internet üzerinden, yüzde 37,5'i ise dijital araçlar kullanılmadan cinsel tacize maruz kaldığını ifade etti. Taciz vakalarının büyük çoğunluğunun erkekler tarafından gerçekleştirildiği belirlendi.

Olayların yüzde 90'ında failin erkek olduğu, yüzde 58'inde tacizcinin iş arkadaşı, yüzde 28'inde ise üst konumundaki kişiler olduğu tespit edildi. Bu veriler, iş yerindeki güç dengesizliğinin taciz olaylarında önemli bir faktör olduğunu gösteriyor.

Sık Sorulan Sorular

Güney Kıbrıs'ta iş yerinde cinsel tacize uğrayan kadınların oranı AB ortalamasından ne kadar yüksek?
Güney Kıbrıs'ta oran yüzde 39,9 iken AB genelinde bu oran yüzde 32,5; yani yaklaşık 7,4 puan daha yüksek.
Araştırmaya göre taciz vakalarının ne kadarı dijital araçlar kullanılmadan gerçekleşiyor?
Kadınların yüzde 37,5'i dijital araçlar kullanılmadan cinsel tacize maruz kaldığını belirtiyor.
Taciz vakalarında faillerin iş yerindeki konumlarına göre dağılımı nasıl?
Vakaların yüzde 58'inde tacizci iş arkadaşı, yüzde 28'inde ise üst konumundaki kişiler olarak tespit edildi.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör