DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Güney Kıbrıs

Hristodulidis'e Ağır Eleştiri: "Söz Uçuyor, Eylem Yerinde Sayıyor"

09 Ağustos 2026 99 okunma
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in Kıbrıs müzakerelerinde izlediği strateji sert bir dille eleştirildi. Yapılan yorumda, liderin sürekli çözümden bahsetmesine rağmen somut hiçbir adım atmadığı ve bu durumun süreci tıkadığı vurgulandı.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'in Kıbrıs sorununa yaklaşımı, "sözde kalan ve hiçbir yere varmayan" bir strateji olarak nitelendiriliyor. Seçildiği günden bu yana aynı çizgiyi koruduğu belirtilen Hristodulidis'in, temel hedef olarak gösterdiği müzakerelerin yeniden başlamasına hizmet edecek hiçbir girişimde bulunmadığı ifade edildi.

Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar döneminde bu stratejinin sorgulanmadığına dikkat çekilirken, Tufan Erhürman'ın göreve gelmesiyle tablonun değiştiği kaydedildi. Erhürman'ın yeni bir süreç başlatılması fikrine daha sıcak baktığı, hatta ağustos ayında her hafta görüşme önerisinde bulunduğu hatırlatıldı. Buna karşın Hristodulidis'in, müzakerelerin yeniden başlaması için "her şeyi yapmaya hazır olduğunu" söylemesine rağmen düzenli görüşme fikrine yanaşmadığı vurgulandı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres'in, kişisel temsilcisi Maria Angela Holguin'i yeniden adaya göndermesinin ve geçtiğimiz ay Kıbrıs'ı ziyaret etmesinin ardından da durumun değişmediği belirtiliyor. Guterres'in, 5+1 konferansının toplanabilmesi için öncelikle güven artırıcı önlemler üzerinde çalışılması gerektiği mesajını verdiği, ancak Hristodulidis'in aynı söylemleri tekrarlamaya devam ettiği aktarıldı.

Geçiş kapıları konusunda da benzer bir tıkanıklık yaşandığına işaret edilirken, Hristodulidis'in biraz iyi niyet göstermesinin 5+1 toplantısı hedefine ulaşmasını kolaylaştırabileceği dile getirildi. Yorumda, liderin sözlerini eyleme dökmediği sürece hiçbir ilerleme sağlanamayacağı ve belki de asıl hedefin tam olarak bu olduğu öne sürüldü.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör