DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Güzelyurt'ta Narenciye Krizi: Hükümetin "Altın Çağ" Söylemi Eylemle Karşılandı

03 Ağustos 2026 98 okunma
CTP Güzelyurt İlçe Başkanı Çağlar Gulamkadir, narenciye sektöründeki sorunlar nedeniyle Kamyoncular Birliği ve Kontraktörler Birliği'nin düzenlediği eyleme destek verdi. Gulamkadir, hükümetin çizdiği olumlu tablonun sahadaki gerçeklerle bağdaşmadığını söyledi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi Güzelyurt İlçe Başkanı Çağlar Gulamkadir, Kamyoncular Birliği ve Kontraktörler Birliği'nin CYPFRUVEX ile Tarım Bakanlığı önünde gerçekleştirdiği protesto hakkında değerlendirmelerde bulundu. Narenciyenin Güzelyurt için hayati önem taşıdığını, bölge ekonomisinin bel kemiği ve ülkenin başlıca ihracat kalemlerinden biri olduğunu dile getiren Gulamkadir, sektörün mevcut durumunun hükümetin anlatımlarıyla taban tabana zıt olduğunu ifade etti.

Gulamkadir, Başbakan Ünal Üstel ve Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş Kelle'nin daha önce narenciye sektörünün "altın çağını yaşadığı" yönündeki açıklamalarını hatırlattı. Bugün yaşananların, hükümetin sunduğu iyimser görüntü ile gerçeklik arasındaki derin kopukluğu gözler önüne serdiğini belirten Gulamkadir, bir tarafta "altın çağ" söylemleri dolaşırken diğer tarafta emeğinin karşılığını isteyen birliklerin ve paydaşların eylem yapmak zorunda bırakıldığını söyledi. Gulamkadir'e göre Güzelyurt'taki "altın çağın" asıl görüntüsü tam olarak buydu.

Narenciyenin yalnızca bir tarım ürünü olarak görülemeyeceğini vurgulayan Gulamkadir, bu sektörün üreticisinden işçisine, kamyoncusundan esnafına kadar binlerce insanın geçim kapısı olduğunu kaydetti. Ülke ekonomisine ciddi katma değer sağlayan bu ürünün bir bölümünün dalında ya da yerde çürümeye terk edilmesinin plansızlığın, yönetim zafiyetinin ve beceriksizliğin somut bir göstergesi olduğunu belirten Gulamkadir, üreticinin alın terinin, ülkenin ekonomik varlığının ve ihracat potansiyelinin boşa harcanmasının kabul edilemeyeceğini söyledi.

Kamyoncular Birliği ve Kontraktörler Birliği'nin yürüttüğü mücadeleyi sonuna kadar desteklediklerini açıklayan Gulamkadir, haklarını elde edene kadar dayanışma içinde olmayı sürdüreceklerini ifade etti. Bu mücadelenin sadece belirli bir grubun değil, Güzelyurt'un ekonomisine, emeğine ve geleceğine sahip çıkma mücadelesi olduğunu dile getirdi. Hükümetin Güzelyurt'a ve ülke ekonomisine karşı görevlerini ihmal ettiğini öne süren Gulamkadir, üretimi, ihracatı ve emeği yok sayan bu zihniyete karşı sessiz kalmayacaklarını, demokratik ve meşru her türlü eylemi kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti. Son olarak hükümete çağrıda bulunan Gulamkadir, sektörün tüm paydaşlarıyla bir an önce bir araya gelinmesini ve sorunlara kalıcı çözümler bulunmasını istedi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör