DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Harmancı'dan Sert Uyarı: Şiddetle Mücadelede Kurumların İçi Boşaltıldı, Destekler Kesildi

05 Ağustos 2026 79 okunma
Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, kadına yönelik şiddetle mücadelede son yıllarda ciddi bir geriye gidiş yaşandığını belirtti. Harmancı, polisteki özel birimlerin işlevsiz hale getirildiğini, ekonomik desteklerin durdurulduğunu ve yasal düzenlemelerin yıllardır tamamlanmadığını vurguladı.

Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Mehmet Harmancı, başkentte bir kadının kalabalık bir markette tanıdığı bir erkek tarafından bıçaklanmasının ardından çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yaşananları münferit bir vaka olarak görmenin ya da kişilerin kimliklerine indirgemenin büyük bir yanılgı olacağını söyleyen Harmancı, ev içi şiddetin her gün kapalı kapılar ardında farklı biçimlerde sürdüğüne dikkat çekti.

Harmancı, fiziksel şiddetin bu seviyeye bir anda ulaşmadığını, bunun bir cinnet anı olmadığını ifade etti. Erkeğin kadın üzerinde tahakküm kurmayı hak görmesiyle başlayan sürecin psikolojik, ekonomik ve cinsel şiddetle devam ettiğini, direnişçinin koruma mekanizmalarına ulaşamadığı ve ilişkiden çıkmakta kararlı olduğu noktada fiziksel saldırının bu boyuta vardığını anlattı.

Belediye olarak 2016'da ülkenin tek kadın sığınma evini kurduklarını hatırlatan Harmancı, şiddet mağdurlarına güvenli bir çıkış yolu sunmaya çalıştıklarını ancak bunun yeterli olmadığını dile getirdi. Daha fazla kadına ulaşmak için farkındalık kampanyaları, mahalle toplantıları ve sivil toplumla iş birlikleri yaptıklarını belirtti.

Harmancı, son 4-5 yılda toplum olarak kadına yönelik şiddetle mücadelede ciddi bir gerileme içinde olduklarını vurguladı. Kurumlarda vicdanıyla çalışan kişiler bulunsa da mücadeleye katkı koyan pek çok bireyin etkisizleştirildiğini, polisteki Kadına Şiddete Müdahale Birimlerinin içinin boşaltıldığını söyledi. Ayrıca yoksulluğun derinleştiği bir dönemde Vakıflar'ın kira desteklerini durdurduğunu, direnişçilere ekonomik yardım için Çalışma Bakanlığı'na sundukları alternatif önerilerin karşılıksız kaldığını ve koordinasyon mekanizmasının işlemez hale getirildiğini kaydetti.

Mevcut tablonun sorumluluğunu yalnızca son hükümete yüklemenin yanlış olacağını belirten Harmancı, İstanbul Sözleşmesi'nin 2011'de iç hukukun parçası olduğunu, TOCED Yasası'nın ise 2014'te Meclis'ten geçtiğini anımsattı. Buna rağmen ne TOCED'in gerektiği gibi yapılandırıldığını ne de Ev İçi Şiddet Yasası gibi düzenlemelerin hayata geçirildiğini söyledi. Harmancı, şiddeti önlemenin ve failleri etkin şekilde cezalandırmanın yollarının açık olduğunu, bu mücadelenin bütüncül bir devlet politikası haline gelmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör