DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Kadına Şiddet Bireysel Değil, Siyasi Bir Sorundur

06 Ağustos 2026 76 okunma
CTP Milletvekili Asım Akansoy, kadına yönelik şiddetin artışını yalnızca failler üzerinden okumanın yanlış olduğunu belirterek, asıl meselenin kamusal politikaların yetersizliği ve siyasi irade eksikliği olduğunu söyledi.

Cumhuriyetçi Türk Partisi Milletvekili Asım Akansoy, ülkede kadına yönelik şiddet vakalarındaki tırmanışa ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Şiddetin bireysel suçlar kapsamında ele alınamayacağını vurgulayan Akansoy, sorunun doğrudan kamusal politikalarla, sosyal devlet anlayışıyla ve siyasi iradeyle bağlantılı olduğuna dikkat çekti.

Kadınların yaşam hakkının etkin biçimde korunmasının hükümetin en temel sorumlulukları arasında yer aldığını ifade eden Akansoy, şiddetin büyümesinin nedenini yalnızca faillere bağlamanın yetersiz kaldığını söyledi. Akansoy'a göre asıl sorun, kadınları koruyacak kamusal politikaların zayıflığı, önleyici mekanizmaların işlevsizliği ve devletin bu alandaki sorumluluğunu gerektiği gibi yerine getirememesi.

Her şiddet olayının ardından benzer açıklamalar yapıldığını ancak kalıcı adımların bir türlü atılmadığını kaydeden Akansoy, bu kısır döngünün sorunun devam etmesine zemin hazırladığını belirtti. Kadınların yaşam hakkını korumanın sosyal devlet olmanın temel gereği olduğunu vurgulayan milletvekili, sığınma evlerinin artırılması, koruma mekanizmalarının etkinleştirilmesi, eşitlikçi eğitim politikalarının hayata geçirilmesi ve kadına yönelik şiddete karşı sıfır tolerans anlayışının uygulanması gerektiğini dile getirdi.

Kadına yönelik şiddetin kader ya da münferit olaylar olarak görülemeyeceğini ifade eden Akansoy, bunun yıllardır ihmal edilen sosyal politikaların, derinleşen eşitsizliklerin ve siyasi irade eksikliğinin bir sonucu olduğunu söyledi. Hiçbir kadının korkuyla yaşamak zorunda bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Akansoy, devletin görevinin kadınlardan sabır beklemek değil, onları yaşatacak politikaları gecikmeden hayata geçirmek olduğunu belirtti.

Akansoy, şiddetin normalleşmesine ve bu düzenin sürdürülmesine sessiz kalmayacaklarını ifade ederek, kadınların yaşam hakkını, eşit yurttaşlık hakkını ve güven içinde yaşama hakkını savunmaya devam edeceklerini söyledi. Güçlü bir demokrasinin ancak kadınların özgür ve güvende olduğu bir toplumda mümkün olabileceğini sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör