DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Kamu-Sen Başkanı Atan'dan Sert Eleştiri: Et Fiyatları Neden Denetlenmiyor?

11 Ağustos 2026 116 okunma
Kamu-Sen Başkanı Metin Atan, Kuzey Kıbrıs'ta et fiyatlarının Güney'e göre üç kat pahalı olmasına tepki göstererek hükümeti denetim konusunda göreve çağırdı. Atan ayrıca milletvekillerinin çalışma düzeni ve Meclis'in yapısına yönelik kapsamlı eleştirilerde bulundu.

Kıbrıs Türk Kamu Görevlileri Sendikası (Kamu-Sen) Başkanı Metin Atan, ada genelindeki et fiyatları arasındaki uçuruma işaret ederek yetkililere yüklendi. Güney Kıbrıs'ta bir kilo etin 600 TL'den satıldığını, buna karşılık Kuzey Kıbrıs'ta fiyatların bin 800-900 TL bandında seyrettiğini vurgulayan Atan, bu tablonun kabul edilemez olduğunu söyledi.

Atan, devletin asli sorumluluğunun vatandaşı korumak olduğunun altını çizerek "Denetimi neden yapmıyorsunuz, neden yapamıyorsunuz?" sorusunu yöneltti. Yaklaşan seçim sürecine de değinen sendika başkanı, halkın bu kez siyasi partilerin vaatlerini geçmişe kıyasla çok daha titiz bir süzgeçten geçireceğini ifade etti.

Meclis'in çalışma temposunu da hedef tahtasına koyan Atan, milletvekillerinin haftada beş gün görev başında olması gerektiğini savundu. Kamu görevi yürüten vekillerin işe gelmemesi durumunda maaşlarından kesinti yapılması çağrısında bulunan Atan, KKTC'deki 50 milletvekili sayısının da yeniden masaya yatırılması gerektiğini belirtti.

Tartışmanın sadece milletvekili maaşlarına sıkıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Atan, meselenin özünde vatandaşın ödediği vergiler karşılığında aldığı kamu hizmetinin yattığını dile getirdi. "Hükümet olarak vatandaşı korumak zorundasınız. Asgari ücretliyi, özel sektör çalışanını, küçük esnafı korumak zorundasınız" diyen Atan, devletin görevinin güçlüyü daha da güçlendirmek değil, vatandaşın ezilmesinin önüne geçmek olduğunu sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör