DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Kıb-Tek'te Mahkûmiyet Krizi: El-Sen'den Sert Tepki

12 Ağustos 2026 55 okunma
El-Sen Genel Sekreteri Hüseyin Peksever, Kıb-Tek'te zimmet ve dolandırıcılık gibi ağır suçlardan iki yıl hapis cezası alan bir personelin hâlâ görevde olmasına sert tepki gösterdi. Peksever, bu durumun kurumun itibarını zedelediğini ve kabul edilemez olduğunu vurguladı.

El-Sen Genel Sekreteri Hüseyin Peksever, Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu bünyesinde yaşanan bir skandala ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Peksever, görevi kötüye kullanma, resmi evrakta sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık ve zimmetine para geçirme gibi ciddi suçlardan mahkeme tarafından iki yıl hapis cezasına çarptırılan bir personelin hâlen kurumda çalıştırılmasına karşı olduklarını net bir dille ifade etti.

Sendikanın basın bürosu aracılığıyla yayımlanan açıklamada Peksever, söz konusu mahkûmiyet kararının kesinleşmesi durumunda, bu kişinin görevine devam etmesinin ya da yeniden bir pozisyona atanmasının Kıb-Tek'in kurumsal saygınlığı ve kamu kaynaklarının güvenliği açısından büyük bir sorun teşkil ettiğini belirtti. "Hukuk herkes için eşit uygulanmalıdır" diyen Peksever, hiçbir çalışanın mağdur edilmesini arzu etmediklerini ancak yargı kararıyla sabitlenmiş ağır suçların da kurum tarafından yok sayılamayacağının altını çizdi.

Kurum içindeki disiplin uygulamalarındaki çelişkiye dikkat çeken Peksever, bir yandan en ufak bir ihlalde çalışanlara ağır cezalar kesilirken, diğer yandan kamu göreviyle bağlantılı ağır suçlardan hüküm giymiş bir kişinin görevde tutulmasının asla kabul edilemeyeceğini söyledi. Kıb-Tek yönetimini yürürlükteki yasa, mevzuat ve Toplu İş Sözleşmesi hükümlerine uymaya davet eden Peksever, yaşanan güven kaybı ve suçların niteliği göz önüne alındığında, disiplin kuralları çerçevesinde gereğinin yapılarak iş akdinin feshedilmesi gerektiğini savundu.

Peksever, Kıb-Tek Yönetim Kurulu'na yönelik çağrısında ise mahkûmiyet kararının kesinleşme durumunun ve tüm hukuki sürecin şeffaf bir biçimde kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti. Ayrıca personelin mevcut statüsü ve hakkındaki disiplin işlemlerinin de açıklanması gerektiğini vurguladı. "Birilerine ayrı, birilerine ayrı hukuk" istemediklerini belirten Peksever, hiçbir siyasi iradenin veya kurum yöneticisinin kamu kurumlarında kişiye özel hukuk yaratmasına müsaade etmeyeceklerini ifade etti. El-Sen olarak konunun yakın takipçisi olacaklarını, gerekli hukuki ve sendikal adımları atacaklarını ve kamuoyunu süreçle ilgili düzenli olarak bilgilendireceklerini sözlerine ekledi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör