Kıbrıs Türk Kültür Derneği'nden Sert Çağrı: İzolasyon Zulmüne Son Verilsin
- Kıbrıs Türk Kültür Derneği Genel Başkanı Tolga Ünsaldı, KKTC'ye yönelik izolasyon ve ambargoların sona erdirilmesini istedi.
- İzolasyonların 1983'ten bu yana kesintisiz sürdüğü ve ekonomik, sosyal, kültürel alanları kapsadığı belirtildi.
- 'teki AB kararıyla Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün Rum müdahaleleri nedeniyle kabul edilmediği aktarıldı.
- Ünsaldı, 1963'te ortak devletin yıkıldığını ve 1974 müdahalesinin barış ortamı sağladığını savundu.
Kıbrıs Türk Kültür Derneği Genel Başkanı Tolga Ünsaldı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne uygulanan izolasyon ve ambargoların sona erdirilmesi yönünde güçlü bir çağrı yaptı. Ünsaldı, Kıbrıs Türk halkının ekonomiden siyasete, sosyal yaşamdan kültür ve spora kadar pek çok alanda uluslararası kısıtlamalarla karşı karşıya kaldığını ve bu nedenle dış dünyayla doğrudan ilişki kurmasının engellendiğini vurguladı.
Ünsaldı, "Dünya bu zulme artık bir son vermeli" başlığını taşıyan açıklamasında, KKTC'ye yönelik izolasyonun 1983'te devletin kurulmasından bu yana kesintisiz sürdüğünü hatırlattı. Kısıtlamaların ağırlıklı olarak ekonomik nitelik taşıdığını ancak sosyal ve kültürel alanları da kapsadığını ifade eden Ünsaldı, bu durumun Kıbrıs Türk halkını tüm dünyadan dışlamayı hedefleyen bir yaklaşım olduğunu savundu. Avrupa'nın demokrasi söylemlerinin gölgesinde Kıbrıs Türklerinin temel yaşam gereksinimlerinden yoksun bırakılmasının ve yüz binlerce insanın spor dahil uluslararası müsabakalardan uzak tutulmasının "gayri insani ve hukuk dışı" olduğunu dile getirdi.
Annan Referandumu sonrasındaki sürece de değinen Ünsaldı, 26 Nisan 2004'te Lüksemburg'da toplanan AB Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi'nde Kıbrıs Türk tarafına yönelik izolasyonların kaldırılması ve 259 milyon avroluk yardım yapılmasının kararlaştırıldığını anımsattı. Bu kararın ardından 7 Temmuz 2004'te hazırlanan Mali Yardım Tüzüğü ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün konseye sunulduğunu aktaran Ünsaldı, Rum tarafının müdahaleleri sonucunda Doğrudan Ticaret Tüzüğü'nün kabul edilmediğini belirtti. Ünsaldı, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın "İyi Niyet Misyonu" raporunda da Türk tarafına uygulanan baskı ve izolasyonların sona erdirilmesi çağrısında bulunduğunu ancak bu raporun BM Güvenlik Konseyi'nde bağlayıcı bir karara dönüştürülemediğini kaydetti.
Kıbrıs sorununun 1974'te başladığı yönündeki anlatının gerçeği yansıtmadığını savunan Ünsaldı, 1960'ta kurulan ortak devletin 1963'te fiilen yıkıldığını ve Kıbrıslı Türklerin tüm devlet kurumlarından dışlandığını ileri sürdü. 15 Temmuz 1974'te EOKA'cı Nikos Sampson'un darbesiyle "Kıbrıs Elen Cumhuriyeti"nin ilan edildiğini hatırlatan Ünsaldı, Türkiye'nin garantörlük hakkına dayanarak adaya müdahale ettiğini ve o günden bu yana süren barış ortamını sağladığını ifade etti.
Kıbrıslı Türklerin Türkiye dışında hiçbir ülke tarafından tanınmadığına dikkat çeken Ünsaldı, dünyada tanınmayan başka devletler bulunmasına rağmen Kıbrıs Türk halkı kadar izole edilen bir toplum olmadığını vurguladı. İzolasyonların özellikle spor alanında kendini gösterdiğini belirten Ünsaldı, 11-17 Ağustos 2026 tarihlerinde İstanbul'da düzenlenen 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı'na Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin katıldığını ve madalya töreninde Kıbrıslı Rumlar tarafından bayrak açıldığını kaydetti. Yıllardır süren izolasyonların kaldırılmasının dahi engellendiğini belirten Ünsaldı, Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınmaya çalışılmasının çözüm çabalarına zarar verdiğini savundu ve BM Güvenlik Konseyi'nin artık bu konuda somut bir karar üretmesi gerektiğini ifade etti.