DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Sendika

Kıbrıs'ta Emekçilere Çağrı: Bölünmeye Karşı Ortak Mücadele Vurgusu

20 Temmuz 2026 53 okunma
Çeşitli sol örgütler, Kıbrıs'ın bölünmesinin asıl sorumlusunun milliyetçi egemen sınıflar ve NATO olduğunu belirterek, tüm yabancı askeri varlıkların adadan çekilmesini ve işçi sınıfının birleşik bir Kıbrıs için mücadele etmesini talep etti.

NEDA – Yeni Enternasyonalist Sol, afoa – mücadele topluluğu, Kıbrıs’ta DiEM25 ve Bağımsızlık Yolu tarafından yapılan ortak açıklamada, adanın 1974'te fiilen bölünmesine yol açan sürecin kökenlerine dikkat çekildi. Açıklamada, bölünmenin tohumlarının Yunan Cuntası darbesi ve Türkiye'nin askeri müdahalesinden çok daha önce, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk toplumlarının milliyetçi egemen sınıfları tarafından atıldığı vurgulandı. NATO'nun ise adadaki bu uzun süreli bölünmeyi pekiştirdiği ifade edildi.

Açıklamada, faşist Yunan askeri cuntasının sürecin önünü açtığı, ardından Türkiye ordusunun müdahalesinin gerçekleştiği ve bu müdahalenin 14 Ağustos 1974'te adanın kuzeyinin fiili işgaline dönüştüğü belirtildi. Bugün gelinen noktada ise NATO'nun Kıbrıs'ı yeniden kirli savaşlarının içine çekmeye çalıştığına işaret edilerek, Türk ve Yunan milliyetçiliklerinin göstermelik söylemlerinin ardına saklanan egemen sınıfların, son NATO zirvesinde güçlerini birleştirdiği kaydedildi.

Örgütler, adanın halihazırda emperyalizm için bir askeri üs, Ortadoğu ve Kuzey Afrika müdahaleleri için lojistik bir dayanak ve Doğu Akdeniz'i denetim altında tutan bir istihbarat merkezi olarak kullanıldığını vurguladı. Açıklamada, adanın kuzeyinde Türkiye'ye ait on binlerce asker ve Geçitkale Havaalanı'na konuşlandırılan insansız hava araçları bulunduğu, güneyinde ise AB emperyalizminin deniz unsurları, Baf'taki ABD askeri uçakları, Trodos'taki İsrail askeri varlığı ve Britanya üslerinin Filistinlilere yönelik soykırıma destek verdiği ifade edildi.

Açıklamada, doğal gaz kaynaklarının da adanın daha fazla askerileştirilmesine ve bölünmesine yol açtığı belirtilirken, siyasal elitlerin kendi çıkarlarına hizmet eden politikalar izlerken halklarına milliyetçilik pazarladığı kaydedildi. Yunanistanlı, Türkiyeli, Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk emekçilerin uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve niteliksiz eğitim gibi aynı sorunlarla karşı karşıya olduğu ancak egemen sınıflar tarafından milliyetçilikle bölünmüş halde tutulduğu vurgulandı.

Örgütler, Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum toplumları içindeki işçi sınıfının, Yunanistan ve Türkiye işçi sınıflarıyla birlikte emperyalizmin ve milliyetçiliğin dayattığı bölünmeyi aşabilecek güce sahip olduğunu belirtti. Açıklamada, "Bu mücadele, ulusal kimliklerin ve toplumların ötesine geçer; kapitalizme, emperyalizme, milliyetçiliğe ve militarizme karşı işçi sınıfının ortak çıkarlarına dayanır" denilerek, Kıbrıs'taki tüm yabancı askeri varlıkların ve üslerin son bulması, adanın emperyalist savaşlar için kullanılmaması ve federal, birleşik, bağımsız, sosyalist bir Kıbrıs için ortak sınıf mücadelesinin güçlendirilmesi talep edildi.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör