DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Güney Kıbrıs

Kıbrıs’ta zıt kutuplar: Rum tarafı bütçe fazlası verirken, KKTC borçlanmaya devam ediyor

22 Temmuz 2026 64 okunma
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 2026 yılının ilk çeyreğini 567 milyon Euro’nun üzerinde bütçe fazlasıyla kapatırken, Kuzey Kıbrıs’ta hükümet bütçe açığını kapatmak için sık sık iç borçlanma ihalelerine başvuruyor.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 2026 yılının ilk üç ayında kamu maliyesinde güçlü bir performans sergiledi. Rum İstatistik Dairesi’nin yayımladığı verilere göre, Ocak-Mart döneminde devletin kasasına giren gelir 3,82 milyar Euro’ya ulaşırken, giderler 3,25 milyar Euro seviyesinde kaldı. Bu durum, 567,1 milyon Euro’luk bir bütçe fazlası anlamına geliyor. Geçen yılın aynı döneminde kaydedilen 600,6 milyon Euro’luk fazlaya kıyasla hafif bir düşüş yaşansa da Rum yönetimi, mali disiplinini sürdürmeyi başardı.

Yetkililer, gelirlerdeki artışın başlıca nedenleri olarak sosyal güvenlik primlerindeki ve vergi tahsilatındaki yükselişi gösteriyor. Öte yandan, harcamaların artmasında ise personel maaşları, sosyal yardımlar ve altyapı yatırımları gibi kalemlerin etkili olduğu belirtiliyor.

Eurostat’ın verilerine göre, Güney Kıbrıs bu dönemde Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın yüzde 0,4’ü oranında bütçe fazlası vererek Avrupa Birliği’nde bu başarıyı gösteren ender ülkelerden biri oldu. Aynı dönemde hem Avro Bölgesi’nde hem de genel olarak AB’de kamu maliyelerinin açık verdiği gözlemlendi. Rum ekonomisi, artan turizm gelirleri ve sıkı mali politikalarla son yıllarda pozitif bir tablo çizerken, kamu borcunun milli gelire oranını da kademeli olarak düşürmeye devam ediyor.

Adanın kuzeyinde ise durum tamamen farklı. KKTC hükümeti, yıl içinde oluşan nakit sıkışıklığını gidermek ve bütçe açığını finanse etmek için sık sık iç borçlanma yoluna gidiyor. Maliye Bakanlığı’nın 2026 yılı için öngördüğü bütçe açığı yaklaşık 3,93 milyar TL seviyesinde bulunuyor. Bu açığın büyük bir kısmının devlet iç borçlanma senetleri (DİBS) ihraç edilerek kapatılması planlanıyor. Böylece, adanın iki yakası arasındaki mali farklılık bir kez daha gözler önüne serilmiş oldu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör