DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Sendika

Koop-Süt'ün Eski Başkanından Sert Uyarı: "Göz Göre Göre Batırılıyor"

14 Ağustos 2026 64 okunma
Koop-Süt'ün eski Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel, kurumda yaşanan sorunlara ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulunarak yönetim yapısını eleştirdi ve acil genel kurul çağrısı yaptı.
Öne Çıkanlar
  • Eski Başkan Mehmet Temel, Koop-Süt'ün "göz göre göre batırıldığını" öne sürdü.
  • Temel, sorumluluğun başta Koop. Şirketler Mukayyitliği ve Koop. Merkez Bankası'nda olduğunu savundu.
  • Üretimin düştüğünü, rekabet gücünün kaybedildiğini ve maaşların yakında ödenemeyebileceğini uyardı.
  • Temel, yönetimin hissedar kooperatiflerin oluşturacağı kurula devredilmesini ve idare memuru durumunun genel kurulla sona erdirilmesini istedi.

Koop-Süt'ün eski Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Temel, Koop-Sen Başkanı Mehmet Ali Güröz'ün ambarlarda bozuk ürün bulunduğu ve teminatsız ileri tarihli çeklerle satış yapıldığı yönündeki açıklamalarının ardından sosyal medya hesabından dikkat çeken bir değerlendirme paylaştı.

Temel, "KOOP-SÜT'TE NELER OLUYOR?" başlığıyla yaptığı paylaşımda, şu anda işletmenin başında idare memuru bulunduğuna işaret ederek "Sanırım muhteşem bir yönetim sergiliyorlar" ifadesini kullandı. Yaşanan sorunlarla ilgili daha önce defalarca açıklama yaptığını hatırlatan Temel, bu konuda ihmali olanların açıkça bilindiğini söyledi.

Sorumluluğun başta Koop. Şirketler Mukayyitliği'nde olduğunu savunan Temel, Koop. Merkez Bankası Yönetim Kurulu'nun da en az Mukayyitlik kadar sorumlu olduğunu ileri sürdü. Mukayyitliğin bağlı bulunduğu bakanlık ve hükümetin de bu tablodan sorumlu tutulması gerektiğini belirten Temel, hissedarların haklarını aramak için yeterli baskıyı oluşturması gerektiğini vurgulayarak "Bu konuda niye sessiz kalıyorlar?" sorusunu yöneltti.

Koop-Süt'ün mevcut durumuna ilişkin karamsar bir tablo çizen Temel, sorunların dağ gibi biriktiğini, üretimin düştüğünü ve fabrikanın rekabet gücünü kaybettiğini dile getirdi. Mevcut gidişatın sürmesi halinde çalışanların kısa süre içinde maaş alamayabileceği ve fabrikanın mali açıdan çıkmaza sürükleneceği uyarısında bulunan Temel, "Maalesef ülkemizin güzide bir değeri göz göre göre batırılmakta. Yazık ki ne yazık" dedi.

Temel, 2013-2019 dönemindeki mali durumun incelenmesi gerektiğini belirterek bu süreçte görev yapan mukayyidin bugünkü tablonun oluşmasında etkili olduğunu iddia etti. 1 Nisan 2023'teki genel kurulun ardından seçilen kişilerin dönemin mukayyidi tarafından yönetime atanmadığını öne süren Temel, sonrasında göreve gelenlerin de süreci oyaladığını ve zararın büyüyerek işletmeye idare memuru atandığını savundu. Mukayyitliğe ivedi şekilde idare memuru durumunu genel kurulla sona erdirme çağrısı yapan Temel, yönetimin hissedar kooperatiflerin oluşturacağı bir yönetim kuruluna devredilmesi gerektiğini ifade etti.

Sık Sorulan Sorular

Koop-Süt'ün eski başkanı, sorunların sorumlusu olarak hangi kurumları işaret ediyor?
Koop. Şirketler Mukayyitliği, Koop. Merkez Bankası Yönetim Kurulu, bağlı bulunduğu bakanlık ve hükümeti sorumlu tutuyor.
Mehmet Temel'e göre mevcut gidişat sürerse çalışanlar için ne gibi bir sonuç bekleniyor?
Çalışanların kısa süre içinde maaş alamayabileceği ve fabrikanın mali açıdan çıkmaza sürükleneceği belirtiliyor.
Temel, hissedarların mevcut duruma karşı hangi eylemi yapması gerektiğini vurguluyor?
Hissedarların haklarını aramak için yeterli baskıyı oluşturması gerektiğini ve bu konuda sessiz kalmalarını eleştiriyor.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör