DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Köroğlu'ndan sert çıkış: Plansız nüfus artışı devlet yönetimi değildir

28 Ağustos 2026 78 okunma
Halkın Partisi MYK Üyesi Dt. Teksen Köroğlu, ülkenin en büyük sorununun plansızlık olduğunu belirterek nüfus politikası olmayan bir devletin geleceğini planlayamayacağını söyledi.
Öne Çıkanlar
  • Köroğlu, sorunların konuşulduğunu ancak uygulanmadığı için çözülemediğini söyledi.
  • Sağlık sistemindeki güven kaybı, ilaç ve 112 hizmetlerindeki aksaklıklar insan hayatını etkiliyor.
  • Plansız ve kontrolsüz nüfus artışına karşı olduğunu, devlet kapasitesinin hesaplanması gerektiğini belirtti.
  • Çalıştay kararlarının uygulanmadığını, liyakat ve hesap verebilirliğin esas alınması gerektiğini vurguladı.

Halkın Partisi MYK Üyesi Dt. Teksen Köroğlu, katıldığı bir programda ülke gündemine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yıllardır aynı sorunların konuşulduğunu ancak bir türlü çözüme kavuşturulamadığını ifade eden Köroğlu, "Sorunları konuşamadığımız için değil, konuştuğumuz halde uygulamadığımız için sorun yaşıyoruz" dedi.

Sağlık sistemindeki güven kaybına dikkat çeken Köroğlu, ilaç teminindeki aksaklıklar ve 112 hizmetlerindeki sıkıntıların doğrudan insan hayatını etkilediğini vurguladı. Hastane binası yapmanın tek başına sağlık sistemi kurmak anlamına gelmediğini belirten Köroğlu, sağlığın merkezinde insan olması gerektiğini ve günü kurtaran değil geleceği planlayan bir devlet anlayışına ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.

Nüfus politikasının devlet yönetiminin temel taşlarından biri olduğunu ifade eden Köroğlu, insana veya nüfusa karşı olmadığını ancak plansız ve kontrolsüz nüfus artışına karşı olduğunu söyledi. Bir ülkenin sağlık, eğitim, su, enerji, trafik, konut ve çevre kapasitesinin sınırlı olduğunu hatırlatan Köroğlu, nüfus artırılırken bu kapasitenin yeterli olup olmadığının hesaplanması gerektiğini belirtti. "Nüfus politikası olmayan bir devlet geleceğini planlayamaz" diyen Köroğlu, vatandaşlık politikasının da şeffaf, ölçülebilir ve kamu yararı temelinde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Son dönemde düzenlenen çalıştaylara da değinen Köroğlu, çalıştay yapmanın sorun olmadığını ancak yıllardır alınan kararların uygulanmamasının asıl mesele olduğunu vurguladı. "Çalıştay kararı icraat değildir, rapor çözüm değildir" ifadelerini kullanan Köroğlu, hangi kararların uygulanıp uygulanmadığının halka açık şekilde ortaya konulması gerektiğini söyledi. Kamu yönetiminde liyakat, hesap verebilirlik ve kamu yararının esas alınması gerektiğinin altını çizdi.

Halkın Partisi olarak yalnızca eleştirmediğini, çözüm önerileri de sunduklarını belirten Köroğlu, 40 yıldır "yapacağız" sözlerini dinlediklerini ve artık söz değil sonuç görmek istediklerini ifade etti. Halka da çağrıda bulunan Köroğlu, sandığa gidildiğinde yalnızca "Ne yapacaksın?" diye sorulmaması gerektiğini, "Nasıl yapacaksın, ne zaman yapacaksın, hangi kaynakla yapacaksın ve yapmazsan kim hesap verecek?" sorularının da yöneltilmesi gerektiğini söyledi.

Sık Sorulan Sorular

Köroğlu, sağlık sistemindeki hangi sorunların doğrudan insan hayatını etkilediğini belirtti?
İlaç teminindeki aksaklıklar ve 112 hizmetlerindeki sıkıntılar.
Köroğlu'na göre nüfus artışı planlanırken hangi kapasitelerin yeterli olup olmadığı hesaplanmalıdır?
Sağlık, eğitim, su, enerji, trafik, konut ve çevre kapasitesi.
Köroğlu, yıllardır sorunların çözülememesinin asıl nedeninin ne olduğunu söyledi?
Sorunları konuştuğumuz halde uygulamadığımız için sorun yaşadığımızı belirtti.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör