KSP'den Sert Çıkış: "Ya Komünizm Ya Barbarlık"
Kıbrıs Sosyalist Partisi (KSP), Mart ile Temmuz 2026 arasında düzenlediği geniş katılımlı konferans serisinin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. "Çeşitli Milliyetlerden Dünya ve Kıbrıs İşçi Sınıfına ve Ezilen Halklarına…" başlığını taşıyan bildiri, küresel kapitalist-emperyalist sistemin içine girdiği krizi, bölgesel çatışmaları ve yükselişe geçen "dijital faşizm" tehdidini bilimsel sosyalist bir çerçeveden ele aldı.
Parti, yapay zeka, mikroçip ve büyük veri gibi teknolojilerin mevcut düzende egemen sınıfların ve dev şirketlerin elinde birer sömürü, kitle kontrolü ve siber savaş aygıtına dönüştüğünü vurguladı. Buna karşın, aynı teknolojik üretici güçlerin, kapitalist mülkiyet ilişkileri ortadan kaldırıldığında komünizmin ve doğrudan demokrasinin asıl maddi zeminini oluşturacağı savunuldu.
Açıklamada Kıbrıs adasındaki güncel duruma da mercek tutuldu. Adanın kuzeyinde, Türkiye'deki egemen sınıflara tam ekonomik ve siyasi bağımlılıkla şekillenen sömürgeci bir yapının hüküm sürdüğü belirtilirken, Türk Lirası'ndaki değer kaybı ve yüksek enflasyonun emekçi halkın alım gücünü erittiği ifade edildi. Güneyde ise Avrupa Birliği finans kapitaline eklemlenmiş sömürü düzeninde 200 binden fazla göçmen işçinin ağır koşullar altında çalıştırıldığı, öte yandan zengin oligarklara "Altın Pasaport" adı altında hızlıca vatandaşlık verildiği eleştirildi. Dikelya ve Ağrotur'daki İngiliz üsleri ile ECHELON gözetim merkezlerinin ise adayı emperyalist savaşlar için bir sıçrama tahtasına çevirdiği kaydedildi.
Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği öncülüğündeki mevcut burjuva modellerini "kısır döngü" olarak tanımlayıp reddeden KSP, gerçek kurtuluşun yolu olarak bir Anti-Emperyalist Birleşik Cephe Hükümeti önerisini ortaya koydu. Partinin acil ve radikal talepleri arasında 4 saatlik iş gününe geçilmesi, adadaki tüm yabancı askerlerin ve üslerin derhal kaldırılması ve internet altyapısı üzerinden işleyen dijital doğrudan demokrasiye geçilmesi yer aldı. Bildiri, tüm Kıbrıslıtürk, Kıbrıslırum ve göçmen işçileri ortak düşmana karşı bu mücadele çatısı altında birleşmeye davet etti.