DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR EN DE RU
Sendika

KTOEÖS’ten Bakanlığa ağır suçlama: Öğretmen ihtiyacı gizleniyor, yeni yıl kaosla başlayacak

22 Temmuz 2026 122 okunma
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Milli Eğitim Bakanlığı’nı öğretmen nakillerinde mevzuata aykırı davranmakla ve gerçek öğretmen ihtiyacını saklamakla suçladı. Sendika, yeni eğitim öğretim yılına okulların eksik kadrolarla gireceğini iddia etti.

KTOEÖS tarafından yapılan yazılı açıklamada, son iki yıldır öğretmenlerin yer değiştirme sürecinde yasa ve tüzüklerin dikkate alınmadığı öne sürüldü. Sendika, Öğretmenlerin Yer Değiştirme Tüzüğü’nün, bekleme listelerinin düzenlenmesi, okul ihtiyaçlarının saptanması ve itirazların değerlendirilmesi gibi konularda Bakanlığın kendileriyle istişare yapmasını zorunlu kıldığını belirtti. Ancak sendikanın tüm bu süreçlerin dışında tutulduğu ifade edildi. Açıklamada, Bakanlığın yasal yöntemler yerine öğretmenleri baskı altına alma, cezalandırma ve sindirme politikası izlediği savunuldu.

Sendikanın verilerine göre, ihtiyaç olmasına karşın birçok branşta öğretmen nakilleri gerçekleştirilmedi. 29 rehber öğretmen, 18 özel eğitim öğretmeni, 15 din kültürü öğretmeni ve 4 metal öğretmeni için herhangi bir nakil yapılmadığı kaydedildi. Ayrıca farklı branşlarda 43 yarım ihtiyacın “daire farkı” gerekçesiyle görevlendirmeye bırakıldığı ve bu alanlarda da nakil yapılmadığı belirtildi. Bekleme listelerinde sırası gelen öğretmenlere yer değiştirme hakkı tanınmadığı vurgulandı.

KTOEÖS, okul müdürlerinden doğrudan aldığı bilgilerle yaptığı çalışmada, Bakanlığın açıkladığı öğretmen ihtiyacı ile gerçek durum arasında büyük fark olduğunu ortaya koydu. Sendikaya göre Bakanlık bu yıl 276 öğretmen ihtiyacı olduğunu belirtirken, okul bazlı incelemelerde gerçek ihtiyacın 535 öğretmen olduğu tespit edildi. Aradaki 259 öğretmenlik farkın, hem nakil bekleyen öğretmenleri hem de atama bekleyen adayları mağdur edeceği ifade edildi. Sendika, bu durumun en az 259 öğretmen adayının atanma şansını kaybetmesine ve okulların eksik kadroyla yeni yıla başlamasına yol açacağını savundu.

KTOEÖS, Milli Eğitim Bakanlığı’na altı soru yönelterek, artan disiplin sorunlarına rağmen rehber ve özel eğitim öğretmeni ihtiyacının neden karşılanmadığını, din kültürü ve metal öğretmenleri için neden nakil yapılmadığını ve 259 öğretmenlik gerçek ihtiyacın neden gizlendiğini sordu. Ayrıca mevcut öğretmen sayısıyla okulların sağlıklı eğitim veremeyeceğinin bilinip bilinmediği, yabancı dil öğretmeni ihtiyacının düşük gösterilme gerekçesi ve eğitime ayrılan bütçenin yetersizliği konusunda da Bakanlıktan yanıt istedi.

Sendika, Eğitim Bakanı’nın öğretmenlere ve sendikaya düşmanca bir tutum sergilediğini iddia ederek, “sahte büyük projeler ve algı yönetimiyle eğitimde her şey yolundaymış gibi bir görüntü verilmeye çalışıldığını” öne sürdü. Okulların öğretmensiz bırakıldığı, eğitim bütçesinin yetersiz olduğu ve öğrencilerin konteyner sınıflarda eğitim gördüğü belirtilen açıklamada, bilimsel, laik ve kamusal eğitimin geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. KTOEÖS, “Eğitim, algı yönetimiyle değil; hukukla, bilimle, planlamayla ve liyakatle yönetilir” diyerek, öğretmen ve öğrenci haklarını savunmaya devam edeceklerini duyurdu.

Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör