Kulaksız'dan Sert Uyarı: Makam Sahipleri Vatandaşa Hakaret Edemez
- Kulaksız, makam sahiplerinin vatandaşa küfür ve hakaret etmesinin mazur görülemeyeceğini söyledi.
- Makam temsilinin daha fazla sorumluluk ve saygı gerektirdiğini vurguladı.
- Normalleşen hakaret dilinin çocuklara öğretileceği uyarısında bulundu.
- Toplumsal güven ve birlikte yaşama kültürünün zarar göreceğini belirtti.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) kontenjan milletvekili adayı Metin Kulaksız, son dönemde sosyal medyada karşılaştığı bazı ifadeler üzerine "Sorumluluk, Saygı ve Samimiyet Üzerine" başlıklı bir açıklama yayımladı. Kulaksız, demokrasinin farklı düşünceleri, eleştirileri ve sert fikir ayrılıklarını içerdiğini hatırlatırken, kamu görevi üstlenen ve bir makamı temsil eden kişilerin kendilerine soru yönelten ya da görüş bildiren vatandaşlara küfür, hakaret veya aşağılayıcı sözlerle yanıt vermesinin hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini ifade etti.
Bir makamı temsil etmenin yalnızca yetki değil, aynı zamanda daha fazla sorumluluk anlamına geldiğine dikkat çeken Kulaksız, bu sorumluluğun dinlemeyi, anlamayı, ölçülü konuşmayı ve her koşulda saygıyı korumayı gerektirdiğini kaydetti. Söylenen her sözün ağırlığının temsil edilen makamla birlikte büyüdüğünü belirten Kulaksız, bu tür söylemlerin zamanla normalleşme ihtimalinin kendisini üzdüğünü dile getirerek "Biz böyle bir toplum değiliz" dedi.
Toplum kültüründe saygı, samimiyet, içtenlik ve nezaketin önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Kulaksız, bu değerlerin "eski ya da önemsiz" olmadığını, aksine toplumu bir arada tutan temel unsurlar olduğunu ifade etti. Toplum önündeki kişilerin kullandığı dilin etkisinin yalnızca söylendiği anla sınırlı kalmadığına işaret eden Kulaksız, sözlerin zamanla toplumun diline, davranışlarına ve hafızasına yerleştiğini belirterek "Bugün normalleştirdiğimiz dili yarın çocuklarımız öğrenir" uyarısında bulundu.
Hakaret, küfür ve ötekileştirmenin kimden veya hangi makamdan gelirse gelsin normalleştirilmemesi gerektiğinin altını çizen Kulaksız, aksi takdirde yalnızca nezaketin değil, toplumsal güvenin ve birlikte yaşama kültürünün de zarar göreceğini söyledi. Kulaksız açıklamasını, çocuklara ve gelecek nesillere bırakılacak en kıymetli mirasın birbirine saygıyla, samimiyetle ve nezaketle davranmayı öğretebilmek olduğunu belirterek tamamladı.