DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN DOLAR/TL EURO/TL STG/TL GRAM ALTIN
Kuzey Kıbrıs'ın Sesi
TR
Siyaset

Kulaksız'dan Sert Uyarı: Makam Sahipleri Vatandaşa Hakaret Edemez

28 Ağustos 2026 37 okunma
CTP kontenjan milletvekili adayı Metin Kulaksız, kamu görevi yürüten kişilerin vatandaşlara yönelik küfür ve hakaret içeren söylemlerinin kabul edilemez olduğunu belirterek, saygı ve nezaketin korunmasının ortak sorumluluk olduğunu vurguladı.
Öne Çıkanlar
  • Kulaksız, makam sahiplerinin vatandaşa küfür ve hakaret etmesinin mazur görülemeyeceğini söyledi.
  • Makam temsilinin daha fazla sorumluluk ve saygı gerektirdiğini vurguladı.
  • Normalleşen hakaret dilinin çocuklara öğretileceği uyarısında bulundu.
  • Toplumsal güven ve birlikte yaşama kültürünün zarar göreceğini belirtti.

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) kontenjan milletvekili adayı Metin Kulaksız, son dönemde sosyal medyada karşılaştığı bazı ifadeler üzerine "Sorumluluk, Saygı ve Samimiyet Üzerine" başlıklı bir açıklama yayımladı. Kulaksız, demokrasinin farklı düşünceleri, eleştirileri ve sert fikir ayrılıklarını içerdiğini hatırlatırken, kamu görevi üstlenen ve bir makamı temsil eden kişilerin kendilerine soru yönelten ya da görüş bildiren vatandaşlara küfür, hakaret veya aşağılayıcı sözlerle yanıt vermesinin hiçbir şekilde mazur görülemeyeceğini ifade etti.

Bir makamı temsil etmenin yalnızca yetki değil, aynı zamanda daha fazla sorumluluk anlamına geldiğine dikkat çeken Kulaksız, bu sorumluluğun dinlemeyi, anlamayı, ölçülü konuşmayı ve her koşulda saygıyı korumayı gerektirdiğini kaydetti. Söylenen her sözün ağırlığının temsil edilen makamla birlikte büyüdüğünü belirten Kulaksız, bu tür söylemlerin zamanla normalleşme ihtimalinin kendisini üzdüğünü dile getirerek "Biz böyle bir toplum değiliz" dedi.

Toplum kültüründe saygı, samimiyet, içtenlik ve nezaketin önemli bir yer tuttuğunu vurgulayan Kulaksız, bu değerlerin "eski ya da önemsiz" olmadığını, aksine toplumu bir arada tutan temel unsurlar olduğunu ifade etti. Toplum önündeki kişilerin kullandığı dilin etkisinin yalnızca söylendiği anla sınırlı kalmadığına işaret eden Kulaksız, sözlerin zamanla toplumun diline, davranışlarına ve hafızasına yerleştiğini belirterek "Bugün normalleştirdiğimiz dili yarın çocuklarımız öğrenir" uyarısında bulundu.

Hakaret, küfür ve ötekileştirmenin kimden veya hangi makamdan gelirse gelsin normalleştirilmemesi gerektiğinin altını çizen Kulaksız, aksi takdirde yalnızca nezaketin değil, toplumsal güvenin ve birlikte yaşama kültürünün de zarar göreceğini söyledi. Kulaksız açıklamasını, çocuklara ve gelecek nesillere bırakılacak en kıymetli mirasın birbirine saygıyla, samimiyetle ve nezaketle davranmayı öğretebilmek olduğunu belirterek tamamladı.

Sık Sorulan Sorular

Metin Kulaksız'ın bu açıklamayı yapmasına neden olan sosyal medya ifadeleri hangi makam sahibine aitti?
Haberde bu ifadelerin hangi makam sahibine ait olduğu belirtilmemiştir.
Kulaksız, kamu görevi yürüten kişilerin vatandaşlara hakaret etmesi durumunda nasıl bir yaptırım uygulanması gerektiğini önerdi mi?
Haberde Kulaksız'ın herhangi bir yaptırım önerisi yer almamaktadır.
Bu açıklama, Kulaksız'ın seçim kampanyasının bir parçası olarak mı yayımlandı?
Haberde açıklamanın seçim kampanyasıyla ilişkisi belirtilmemiştir.
Köşe Yazısı

Gelişmiş demokrasilerde siyaset, günlük hayatın daha çok arka planında işleyen rutin bir mekanizmadır ve manşetleri bu seviyede işgal etmez. Akışın bu kadar siyasete boğulması; toplumda yüksek bir gerilim, kutuplaşma ve sürekli bir "kriz/çözüm" sarmalı yaşandığını gösterir. Siyaset, teknik bir yönetim işinden çıkıp bir kimlik mücadelesine dönüşmüştür.

Sağlık haberlerinin yalnızca %5'te kalması — ve muhtemelen bilim, kültür-sanat, teknoloji gibi kategorilerin listede hiç olmaması — toplumun kişisel refah ve gelişim konularına ayıracak zihinsel enerjisinin tükendiğini gösterir. "Oksijenin büyük kısmını" siyaset yaktığı için, bireysel yaşama dair konular haber değeri taşımaz veya lüks algılanır.

Veriler aynı zamanda okuyucunun refleksini gösterir. İnsanlar polemik, çatışma ve güç mücadelelerine daha fazla tıklama eğilimindedir. Siyaset, maalesef çoğu zaman toplumun günlük "reality show"u gibi tüketilir ve en çok etkileşimi bu içerikler üretir.

— Editör